06 Haziran 2011

PAMUK KARDEŞLER BALIK RESTAURANT – SAMSUN

Karadeniz sahilinin herhangi bir şehrinde balıksız geçen geceye yazık olur diye düşünüyorum. Bu nedenle bizde boş yok, her gece balık. Samsun’dayız. Pamuk Kardeşler, Batı Park olarak adlandırılan sahilde çok güzel bir konumda. Denize sıfır, müstakil bir binada. Yan tarafında büyük bir otoparkı ve otopark görevlileri var. Ulaşımı rahat.

Girişte yer alan balık tezgahında günün balıklarını görebilirsiniz.

İç mekan oldukça büyük. Yüksek tavan ferahlık hissi veriyor. Tavanda yer alan gökyüzü zemini, bulut boyamaları  ve led lambalar gayet başarılı bir çalışma olmuş. Deniz tarafı olan ön taraf ise açık mekan, masalar var.

Sandalyeler çok rahat. İçerideki masalar mavi örtülü , dış masalar ise beyaz. Her zaman söylüyorum, örtülü masanın hali başka, çok daha şık duruyor.

Burası bir balık lokantası olduğu için bazı minik deniz temalı aksesuarlar kullanılmış. Tuzluk, biberlik ve kürdanlık son derece şirin. Yeri gelmişken şu tuzluk ve biberliklerdeki delik sayısını da tartışmaya açmak isterim. Yemeğin lezzetinin tamamlanması için son derece hassas bir miktarda kullanılması gereken bu 2 maddenin hiçbir standart olmaksızın her masada ayrı çeşit durması, zaman zaman herkesin başına gelen nahoş olaylara yol açabiliyor. Wikipedia’da karabiberliğin tek delikli, tuzluğun çok delikli olması gerektiği yazsa da, bunun dışında pek çok kaynakta tersi yazıyor. Bilenlerin yorumlarını beklerim.

Gecenin ilk saatleri olması nedeniyle henüz çok fazla müşteri yok. Buna rağmen garson sayısı oldukça fazla. Bu iyi, demek ki kalabalık olduğunda servis aksamayacak. Sipariş alındıktan 5 dakika sonra mısır ekmeği masada. Bu sırada garson sürekli bardağımda eksilen suyu tamamlamakla meşgul. Sıkı takip ediyor. Mısır ekmeği yeni kızartılmış, tadı gayet güzel ama 1 kişi için miktarı çok fazla. Yarısı kalıyor.

Minik salata ortalama. Tabağı balık şeklinde. İz bırakmadı ama kötü değil.

Turşu kavurması bu tarafın geleneksel yemeklerindendir. Soğuk alıştığımız turşunun soğanla kavrularak sıcak servis edilmesi alışılmışın dışında ancak güzel ve değişik bir lezzet. Turşu kavurması da vasat. Turşudan beklenen karakteristik tat gelmemiş.

Balık olarak Karadeniz mezgit ve barbun istiyorum. Mısır ununa bulanarak kızartılmış balıklar taptaze. Av yasağının sürdüğü bu günlerde bunlar ne diye sorabilirsiniz. Bunlar olta balığı. Girişte tezgahta yer alan balığın bolluğu bu kadar balık oltayla mı yakalandı diye düşündürüyor. Açıkçası bilmiyorum. Umarım gerçekten olta balığıdır.

Daha iyi bir barbun beklerdim ama buna da hayır diyemem. Mezgit ise harika. Çok güzel kızartılmış, dışı çıtır.

Tatlı olarak irmik tatlısı, üstünde bol fındıkla geldi. Yoğun tarçınlı, zengin lezzetli bir irmik. Bir tane daha isteyip istememek arasında kalıyorum ama kendimi frenliyorum. Tadında bırakalım. Çay ikramı ile yemeği bitiriyorum.

Samsun’da balık yemek için denize daha yakın, bundan daha güzel bir ortam olabileceğine ihtimal vermiyorum. Benim yediklerim çok sınırlı kalsa da Pamuk Kardeşler’in menüsü geniş. Sıcak ve soğuk mezeler, deniz mahsulleri de mevcut. Deniz kıyısında güzel ortam, taze balık ve rakı için Samsun’da ideal bir yer var. Fiyatlar ortalamanın biraz üstünde. Benim hesabım 40 TL. Balık olarak ucuzlardan yememe ve alkol almamama rağmen az bir rakam olmadığını düşünüyorum. Gelen hesapta da balığın miktarının yazılı olmaması ve karşısına elle bir rakam yazılması  çok güven verici değil açıkçası. En azından porsiyon, gram vs. bir bilginin yazılması faydalı olacaktır.

Pamuk Kardeşler

Merkez

100. Yıl Bulvarı

Doğumevi karşısı

Telefon : 362 – 233 33 15

Şube

Batıpark

Telefon : 362 – 445 04 33

http://www.pamukkardesler.com/

Share Button

PAMUK KARDEŞLER BALIK RESTAURANT – SAMSUN için 16 yorum:

  1. Mehmet Kıvanç Çelik:

    Sevgili Oburcan,

    Daha önceden gitmiş miydin bilmiyorum ama bir günün daha varsa Fevzi’nin Yeri’ni şiddetle tavsiye ederim. Liman tarafında.. Güzel bir balık ye ve Samsun’u güzel hatırla ^^

  2. Afiyet olsun öncelikle 🙂

    Ben şu tuzluk ve karabiberlik durumuna bir yorum yapmak istedim. Açıkçası benim bildiğim doğru; tek delikli karabiber, çok delikli tuzluktur. Ama tam tersi durumlarla da çok karşılaştım hatta çoğu zaman tabağıma yaptığım müdahaleden sonra ne yazıkki. Ben karabiberi çok seven biriyim ama yıllardır değirmen kullanıyorum ve mutfağıma toz karabiber girmedi. Restaurantlarda tuz yerine fışkıran karabiberler sürekli hapşurmama sebep oluyor dolayısıyla. Ayrıca tuz tanesi karabiberden büyüktür bu nedenle dökülme oranları kesinlikle aynı miktarda değil.
    Ben bu durumdan gerçekten müzdaribim, sevgili oburcan o yüzden yazdıkça yazabilirim. 🙂 Ayrıca duyduğuma göre uzun süreli kullanımlarda toz karabiber koklama duyusuna zarar veriyormuş.

    • oburcan:

      Avalonese, bu içten yorum için teşekkürler 🙂
      Ben de tuzluk biberlik karıştırmaktan bıktım usandım artık. Her seferinde bir tanesini gözüme kestirip varsa masadaki küllüğün içine, yoksa avucuma bir miktar dökerim. Sonra avuçtan da yere tabi 🙂
      Benim görüşüm şöyle: tuzun akışkanlığı daha fazla olduğu için riski fazla, bu nedenle tek delikte tuz olmalı.

  3. ankaraguclufatih:

    abicim valla güzel bir karadeniz turu yapmışsın samsuna geldiğine göre, bizim gibi günü birlik gidip gelmemişsin ondan dolayıda bizde senin gibi heryere gidip birşeyler tadamadık. ama ayder yaylasında kahvaltı süper. hele tezgah üstünde bulunan yemeklerin üstünde karıncaların gezmesi dahada ilginç, sorduğumuzda karınca her zaman bereketdir diyorlar.

  4. oburhanim:

    Burayı ilk gördüğümde,alelade bir çay bahçesi zannedip “Aman burada zehirleniriz” diye düşünmüştüm.Samsun’lu arkadaşlarımızın ısrarıyla oturduk ve…hayatımda yediğim en büyük,en taze ve dışı çıtır içi sulu lezzetli mercanı yedim.Denize sıfır ve salaş-rahat olması da çok iyi..Tuzluk-biberlik olayına gelince,tuzluk sık ama dar delikli olur,karabiberlik ise (karabiber incedir ama akışkanlığı tuzdan daha azdır) seyrek ama geniş delikli olur..Tek delikli tuzluk-karabiberlik ise tamamen uydurmadır diyerek,son noktayı koyayım efendim.

  5. oburcan:

    Epicurious,
    ben de aynen senin gibi düşünüyorum.Ama piyasada hiç kimse dikkat etmiyor. Dikkatli olmakta fayda var.

  6. fatih:

    Acikcazi sünü söylemek istiyorum yani Samsun gibi bir sehir türkiye genelinde cok az tantiliyor yani buna üzülüyorum yani diger sehirler hep öne cikyor yada o sehirler daha cok firsat veriliyor yani Samsun yeni yeni taninmaya baslandi yada bir soru sorldugu vakit türkiyenin en güzel sehir diye ya istanbul deniyor ya ankara ya bursa ya izmir ya adana deniyor yani su belirtmek istiyorum akdeniz yada ege yada marmara bölgelerine daha cok önem veriliyor karadeniz tahli bu olsa gerek ben biri karadenizli olarak yani cogundan duydum a göre ya diyorlar sizin deniziniz kokur bimem samsun güzel degil yani böyle seyler beni üzüyor yanni türkiyede karadeniz tanitilmazi lazim diyer bölgeler nasil tanitiliyorsa yani bilgi cok az saygilar iyi günerl size

  7. Gulin:

    şehir merkezine 30 km uzaklikta atakum’un sınırlarında, taflan’da iskele balik restorani denemenizi, samsun’a gelmişken leziz pidelerinden ve çiflik caddesindeki dürümcülerden birinde dürüm dönerden tatmanızı tavsiye ederim.

    • oburcan:

      Gülin,
      tavsiyelerin için teşekkür ederim.Kaydettim. Yakın zamanda Samsun’a geleceğim,mutlaka giderim.
      Selamlar

  8. ismail kaya:

    pamuk guzeldir ama fiyatları bencede pahalı. daha önceleri öle değildi ama talebin yüksek olması işletme sahiplerinin ceplerini sulandırmış olmalı. balık memleketinde balığın daha uygun olması gerekir. yukarda fevzi yi tavsiye etmişler, daha eski ve daha kalitelidir. ama fiyatlar daha yüksek.

  9. Karadeniz Balık Restaurant görülmeye değier, manzarası ve balıklarıyla muhteşem bir yerdir. Tavsiye ederim.

  10. Şamil:

    yaş 50, çocukluğumdan beri severek balık yiyen biriyim, karadeniz dışında yaşamama rağmen, köken olarak karadenizli olduğumdan arasıra karadenize giderim, her gittiğimdede fevzinin yerinde ( eski dükkan) otururdum.. Yıllar sonra, yeni yerine geçen sene bayramda, gece en erken 10 da gidebildim ( mecburen çünkü havaalanından misafirlerimi aldıktan sonra ancak o saatte ulaşabildim..)

    Fevzinin yeni yerine girdik misafirlerimle, gayet güzel, büyük bir mekan olmuş, doğruca balık tezgahına yöneldim, balıklara iç çekerek baktım, barbun sezonu açılalı 2 gün olmuştu, tabi sipariş için tezgah başında konuştuk..

    1,5 kilo bararbun istiyorum dedim….

    barbun kiloyla değil porsiyonla abi 25 senelik balıkcıyız porsiyonlar yeterli dediler…

    Hadi ya! bende 35 senelik balık yiyeyen biriyim, en az 20 vilayette balık lokantasına gitmişimdir, haftada 1 defa gitmiş olsam yılda 52 defa yapar, 10 günde 1 defa gitmiş olsam yılda 36 defa yapar, ayda bir defa gitmiş olsam yılda 12 defa yapar… hepsinden vaz geçtim yılda 1 defa gitmiş olsam 35 yılda 35 defa yapar, yani Samsun’un ilk balıkçısının yaşı yetmez.. diyecektim dilimi ısırıp sustum, boşver, dünyanın parasını harcayıp sonunda güzel bir mekan yapmışlar ama 25 senede hizmet sektöründe çalışmayı öğrenemişler hem sen 1 saate kalkıp gideceksin, fazla vaktinyok hayat dersi vermek için diye düşündüm..
    çiçek pasajında yada eminönünde balık ekmek mi yiyoruz sandılar , bana porsiyondan bahsediyordu acaba? bir balıkçıda istediğin balığın miktarını ben ayarlayamıyorsam orası restaurant sıfatını haketmiyordur… orası hizmet etmiyor, lütufta bulunuyor demektir.. Valla kimse bana lütufta bulunmasın, yaptığı hizmetin ücretini verim, üstelik misliyle…

    ( hayat dersi ne olabilirki diyenlere o an aklımdan geçeni söyleyim ; tamam kardeşim siz porsiyon veriyorsunuz, oradan 3 porsiyon barbun çıkartın, sonrada tartıp getirin kaç gram yediğimizi, kaç kalori aldığımızı hesaplayalım, bende sağlığına , rejimine, kilosuna dikkat eden biriyim….) demedim dilimi zor tuttum… senede 1 defa karadenize gidiyorsun, oturacak 1-2 saatin var sus dedim kendi kendime..

    kısmetse 1 ay sonra Samsuna gideceğim, tabiki balık yiyeceğim, ama bu sefer pamuk kardeşlere gitmeyi planlıyorum… bakalım oradada kilo değil posiyonmu konuşuyor..

    Eeeee sevgili kardeşim, madem 25 seneyi aşkın zamandır balık restaurant işletiyorsunuz, bunuda hayrat olsun diye değil, para kazanmak için yapıyorsunuz, ozaman lütufta bulunmadığınızı, müşteriden aldığınız, alacağınız ücret karşılığı balık yaptığınızı artık öğrenmenizk gerekmiyormu?

    Karabiber- tuz olayına gelince…

    kaliteli k.biber için mekan biberi kendi çekerse ( ki bu kalite göstergesidir) parçalar büyük olur, dolayısıyla k.biber 2-3-5 …. gözlü olur, atılacak az olan miktar yemek üzerine düzgün yayılır.. üzerine kara biber atılan yemek karıştırılmaz k. biber yemekte eritilmez… tuz ise tek gözlü olur, ve genelde atıldığı yemek karıştırılır, tuz eritilir…

    bir arkadaşımla bu konuyu konuşurken dedikleri ilginç gelmişti, ona göre tuz çok gözlü, karabiber tek gözlü olurmuş, sebebi çok basitmiş, tuzun kilosu kaça, karabiberin kilosu kaça, tabiki tuzu bol k. biberi az kullanın diye böyle yapıyorlar dedişti 🙂

    • oburcan:

      Sevgili Şamil,
      bu detaylı yorum için çok teşekkürler. Kelimelerinin tamamına katılıyorum ama malesef artık birçok işletmede balık porsiyonlar halinde ve işin kötüsü porsiyonlar yetersiz. Pamuk Kardeşler’e gidersen yorumunu beklerim.

      Selamlar

      Oburcan

  11. farukkaradeniz:

    bende balıklı restorant acmak ıstıyorum bana yardımcı olabılırmısın kırsehırde yasıyorumm

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pubcon 2014