18 Ekim 2011

CAFE HAMLAKİT – ANKARA

Konya yolunda giderken Gölbaşı’nın çıkışında sağda bulunan Shell’in içindeki Cafe Hamlakit uzun zamandır severek gittiğim bir mekan. Buradan haberdar olmamı sağlayan Kaan‘a sevgilerimi sunarak başlamak isterim.

İlk bakışta benzinlik içinde ayırt etmesi güç gibi görünüyor ama yeri kolay, marketin yanında. Günün her saati insan trafiği olan bir mekan. Kolay değil, günde 20 saatten fazla açık!! Seyahate gideceklerin, bilhassa firma çalışanlarının sabah kahvaltı mekanı olarak ünlenmiştir.

Karadenizli bir ailenin sahibi olduğu işletme bu havayı fazlasıyla veriyor. Duvarlarda Karadeniz fotoğrafları , fıkralar, özlü sözler, ne arasanız var. Yemeğinizi beklerken canınız sıkılmıyor.

İçerisi fazla büyük değil, dar ve uzun bir alan. Bu nedenle duvar boyunca tabureler yerleştirilmiş.

 

 

Girişin karşısındaki duvarda menü asılı.

Girişte yer alan tezgahta yemeklerden bazıları duruyor. Rus salata, arnavut ciğer kendi üretimleri. Tereyağı  Vakfıkebir’den geliyor.

 

Kahvaltı için önce kızarmış ekmek geliyor.

Sizi bilmem ama benim kahvaltıdan beklentim işte bu kadar. Demleme çay, kızarmış ekmek, peynir, zeytin, bal ve kaymak. Bana yeter de artar bile. Peynir ve zeytin güzel ama petek bal ve kaymak harika.

Kahvaltıda yumurta olursa daha da güzel olur tabi. Hamlakit’te sahanda bol tereyağlı yumurta kaçırılacak cinsten değil. İsterseniz menemen ve sucuklu yumurta da mevcut.

Tost olarak peynirli, sucuklu ve karışık var. Yarım ekmek içine yapılan tost oldukça doyurucu.

Dediğim gibi, Hamlakit uzun saatler açık bir yer. Sadece kahvaltı yok tabi. Hatta en az kahvaltısı kadar mercimek çorbasının da meşhur olduğunu söyleyebilirim. Kıvamlı ve un tadının gelmediği mercimek çorbası harika.

Aslında aklımda kadınbudu köfte vardı ama saat 1 civarında bitmiş, yarım porsiyon köfte, yarım porsiyon tavuk şiş söyledim. Birlikte gelince tabak daha bir zengin göründü. Üstüne ekilen kekik biraz fazla olsa da lezzetleri bize Hamlakit’in neden bu kadar talep gördüğünü anlatıyor. Öncelikle gözünüz doyuyor. Tabakta salata, rus salatası, etler ve ızgara soğan müthiş görünüyor. Hamlakit’in köftesi çok baharatlı değil, insanı rahatsız etmiyor, lezzeti de ortalamanın biraz üstünde. Lakin kömürde pişen tavuk şiş beni benden aldı. Gayet yumuşak, sulu ve çok lezzetliydi.

Ben yemeğimi yerken yan tarafa giden et şiş ve arnavut ciğerinde de gözüm kaldı, onları da gelecek sefer deneyeceğim.

Mekanın sahibi Karadenizli olur da balık olmaz mı? Olur elbette. Hamlakit’te hamsi tava ve alabalık var. Aşağıda görülen şekilde gelen alabalıklar çok güzel kızartılıyor. Balık mevsiminin geldiği bu günlerde denemeye değer.

Cafe Hamlakit, şehre biraz uzak bir mekan olsa da sunduğu lezzetler ve geç saatlere kadar açık olması nedeniyle her daim dolu. Yolu Gölbaşı’na düşenlerin mutlaka uğramasını tavsiye ederim. Fiyatlar uygun , yukarıda menüde görülüyor.

Notlar

– 05:00 – 00:30 saatleri arasında açık

– Dar iç mekanı nedeniyle çocuk arabalarına uygun değil

– Basamaksız girişi tekerlekli sandalye için sorunsuz

– TV’de genellikle Karadeniz TV gösteriliyor, keyfini çıkarın

 

Cafe Hamlakit

Ankara Caddesi

Shell benzin istasyonu

Gölbaşı  Ankara

Telefon : 312 – 484 85 05

Share Button

CAFE HAMLAKİT – ANKARA için 18 yorum:

  1. Burcu:

    Kahvaltı için haftalardır gittiğimiz tek yer artık Çayyolu – Konutkent2’nin içindeki “Simitçii”… (Ümitköyde de şubesi var)serpme kahvaltısı ideal, malzemeleri cok kaliteli, sebzeler hep taze, çay ve simitleri ise zaten çok iyi. ayrıca fiyatları da uygun. açık büfesi de var..tavsiye ederim. Burcu.

    • oburcan:

      Burcu merhaba ,
      Simitçii’nin efsunlu bir yer olduğunu düşünüyorum açıkçası. Tamam ben de simitini seviyorum ama inanılmaz talep görüyor. Konutkent2’deki yeri duydum, güzel ve ferah bir yer olmuş. Ümitköy kadar kalabalık olmayabilir. Teşekkürler

  2. the fan of tasty foods:

    Burası bence Cafe’den bir adım önde…
    İsmi cafe ama kendisi bomba belli 🙂

    • oburcan:

      Bulut haklısın ,
      cafe sadece isimde, süper bir yer. Cuma günü burada kaymaklı ekmek kadayıfı yedim, resmi twitter’da var, ben böyle kaymak yemedim, olağanüstü bir lezzetti. Keza arnavut ciğeri ve hamsi tavası da harikaydı. Denemediğim sadece kadınbudu köfte kaldı, saat 1’de bitmiş oluyor. Ama gelecek sefer onu da yakalayacağım!

  3. Kaan:

    Bi öğlen hamsi tavaya gidelim. Belki mayor’lıgımı da geri alırım 🙂

  4. Kaan:

    olur napalım 🙂
    O zaman kar yağsın, hamsinin kulağına kar suyu kaçsın öyle gidelim.

  5. Mahmut şener kesik:

    Dun tavsiyeniz uzerine Konya Eregli’ye donuste ugradim. Sucuklu menemen yedim. Tadi tarifsizdi. Tesekkurler Oburcan..

  6. Ozan Deniz:

    Cumartesi sabahı saat 9 civarı Konya’ya giderken eşimle beraber Hamlakit’e uğradık. Girmek için kapıyı açtığımızda girip girmemek için çok tereddüt ettik. Zaten çok çok küçük olan içerisi şöförler ve izine çıkan erler ile doldurulumuştu. Eşime girmeyelim dedim ki gerçekten de girmeyecektik ama tereddütlü halimizi gören içi insan sevgisi dolu esnaf amca bizi geldiği gibi kapının dibindeki taburelere oturttu, ona hayır diyemedim. Bir menemen bir peynirli yumurta bir de peynirli tost aldık. Her nekadar ortamdan kurtulma isteği ile tadını çok çıkaramadan yutmak zorunda kalmış olsak da eşim de ben de birbirimize dönüp yediğimiz en iyi menemen dedik. Kullandığı tavası, karadenizden gelen enfes tereyağı ve taze yumurtaları ile formül tutmuş ve ortaya muazzam bir lezzet çıkmış. Hakkını vermek lazım. Böyle işini iyi yapan doğal malzeme kullanan mütevazi mekanlarda çok mutlu oluyorum. Ama buraya gidecek olanların eşiyle çok rahat giremeyeceği bir yer olduğunu bilmesi lazım. Ortam çok küçük ve havalandırması yetersiz olduğu için kalabalıkta üstüne yemek kokularının da sineceğini hesap etmesi lazım.

  7. murat:

    Benzinliğin içerisinde küçük bir mekan. Burada yok yok. Kahvaltıdan işkembe çorbasına, akçabat köfteden muhlamaya kadar her şey var. Biz kahvaltı yapmak için gittik. Şehir dışına giderken buraya da uğrayalım dedik, daha önce methini duymuştuk. Kalabalık olduğunu biliyorduk ama sabah 7 de de kalabalık olmaz demiştik ama tıklım tıkıştı. İstanbul’daki kızılkayalar gibi mekan, hem büyüklük hem kalabalıklık açısından aynılar 🙂 Menemen ve bal kaymak sipariş verdik. Bal kaymak daha önce okuduğum yorumlarda övülmüştü ama bence çok özel değil. Ben tavsiye etmiyorum. Menemen çok güzeldi ama, güveç tadı geliyordu. Tavsiye ederim mutlaka. Sahibi Karadenizli ve çok esprili ve tatlı bir amca. yemeğini yiyip sohbet edenlere kızdı, ne duruyorsunuz kalkın gidin , daha oturmayanlar var diye 🙂 Kamyon şoförleri ile birlikte ilginç bir kahvaltı deneyimi oldu 🙂 Mutlaka buradaki lezzetleri deneyin derim.

    • oburcan:

      Murat,
      Hamlakit’e bir de gündüz vakti gidip yemek yemeni tavsiye ederim. Özellikle laz böreğini.
      Selamlar
      Oburcan

  8. Barış Durgun:

    Uzun zaman önce okumuştum burayı senden ancak hep ankara içinde doyurunca karnımızı burayı hep pas geçiyorduk,büyük bir hata yaptığımız dün anladım.dün mercimek çorbası arnavut ciğeri ve laz böreği ile uzun zamandır yemediğimiz lezzette bir menü yapmış olduk köftede ilave olacaktı ama kalmamış.Dar ve salaş bir mekan olmasını eşimle bende yadırgadım ancak lezzet içeride saklıymış.Bu arada şuandaki yerine gelmeden 300 metre öncesine yani makromarket yanına yeni şubesini açıyormuş duyurulur. Oburcan herzamanki gibi haklı çıktın lezzet için takipteyiz ona göre..

    • oburcan:

      Barış,
      beğenmenize sevindim. Hamlakit benim en sevdiğim yerlerdendir. Afiyet olsun. Yakın zamanda ben de tekrar ziyaret edeyim bari, sayende oldu. Teşekkür ederim 🙂
      Selamlar
      Oburcan

  9. boris:

    hamlakit gölbaşı girişte (ankara tarafından) yeni yer açtı daha ferah bir ortamı var, benzinlik içini tercih etmeyecekler için ideal, bilginize. (25’i geçince hemen sağa dönüyorsunuz giriş için)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pubcon 2014