06 Kasım 2014

YENGEÇ-Çİ – ANKARA

Ankara’da son zamanlar yeni ve ilginç mekan keşifleri açısından çok verimli geçmeye başladı. Ama Yengeç-çi gerçekten de bu mekanlar arasında bile ayrı bir yere konulacak bir yer olmuş. Ankara’da deniz kabukluları ağırlıklı bir yer açmak başlı başına bir cesaret işi ama böyle bir mekan yaptıktan sonra onu aynı çizgide sürdürebilmek daha büyük bir zorluk bence. Tek bir ziyarette Yengeç-çi yazısı yazmaya gönlüm razı olmadı çünkü burasını mümkün olduğu kadar iyi tanıtmak lazım. Ankara böyle bir mekana sahip olduğu için gerçekten çok şanslı. Ve bizim görevimiz de Ankara’yı Yengeç-çi‘den haberdar etmek.

Reşit Galip caddesinde yer alan Yengeç-çi küçük ve şirin bir mekan. Bahçesi kış aylarında etrafı kapatılarak ve bir soba yardımıyla ısıtılıyor. Beyaz renk ağırlıklı mekanda kullanılan turuncu ve mavi tonlar özgün bir hava getirmiş.

Meze dolabı az sonra başınıza gelecekleri müjdeliyor adeta. Üst katta mezeler, altta ise kabuklular!

Pesto soslu Girit ezme ile başlayalım. Pesto sos zaten lezzetli. Bunu güzel ve yağlı bir beyaz peynirle birlikte kullanınca lezzeti daha da yükseliyor. Güzel bir başlangıç.

Hardal soslu levrek marin gayet başarılı. Hardal lezzeti çok baskın değil. Balığın tadı hissediliyor. Hardal sosu iyi yumuşatılmış. Beğendik.

Ispanaklı karides düşünce olarak çok güzel ve değişik. Bu değişik düşünce tabakta da çok iyi sonuç vermiş. Ispanak ile karides uyumlu ve zengin bir lezzet oluşturmuş. Bunu çok çok beğendim.

Füme somonlu enginar kalbi de değişik bir ikili olmuş. Somonun isli tadı ve zeytinyağlı enginar kalbi, kapari ile beraber çok zengin lezzete ulaşmış. Harika bir meze.

Kalamar dolma yine ilginç ve başka yerde pek bulunmayan bir ürün. İçinde kalamar bacakları ve deniz ürünleri var. Üstünde kaliteli bir zeytinyağı ile daha da leziz bir hal alıyor.

Bu tarz peynir sunumunu bu sayfa okurları iyi bilirler. Port Alaçatı’da Kydonia’nın yatırma peynirine benziyor. Lakin bu Ayvalık’ın sepet peynirinden yapılmış. Peynir fırına girince hafiften eriyor, üstü kabuk bağlıyor. Susam ilavesiyle son hali verilmiş. Çubuk tarçın da bu peynirde iyi sonuç veriyor. Ama Ayvalık sepet peynirinin hakkını teslim etmek lazım. Çok lezzetli!

Karidesli humus Yengeç-çi‘ye özel lezzetlerden bir başkası. İçinde az miktarda köri kullanılmış olan humus harika. Karidesle birlikte efsane tadında bir şey olmuş. Bunu yemeyen üzülür!!

Karışık deniz ürünlü içli köfte yine bir başka özgün lezzet. Lezzeti güzel ama bir humus veya kalamar dolma değil. Tabi bunun sebebi o kadar muhteşem bir humustan sonra geldiğinden olabilir.

Lagos lokum uçuran lezzetlerden biri olmuş. Hafif soyalı kremalı sosu inanılmaz başarılı. Lagosun lezzeti zaten malum. Muhteşem!

Kremalı portakallı sübye ile devam ediyoruz. Yine Yengeç-çi‘ye özgü bir lezzet. Portakallı krema sosu ve sübyenin birlikteliği muazzam. Hem sübyenin lezzeti, hem portakalın karakteristik tadı, krema ile yumuşayıp birleşince enfes bir lezzet ortaya çıkmış.

Pesto soslu kalamar hem sunum olarak hem de lezzet olarak harika. Söyleyecek söz bulamadım. Resme bakın, yeter!!

Karidesli dil sarma, üstünde kapari ve yanında sosu ile birlikte bir başka güzel lezzet.

Parmesanlı karidesi çok beğendim. Parmesan ve karides bir arada çok güzel olmuş. Bunu yiyince neden kimse daha önce  akıl edememiş diye düşünmeden edemiyor insan. Yengeç-çi düşünmüş işte. Bravo!

Hardal soslu deniz tarağı. Ankara’da deniz tarağı bulmak imkansız gibi bir şey. Ama burada bu da var.

Vongole lezzetli sosuyla tam ekmek banmalık olmuş. Tabi bu vongole ve bu sos makarnada da çok iyi sonuç verecektir ama o işin kolay kısmı. Ama yine de aklımızda bulunsun. Gidince sözünü etmek lazım!

Ankara’da bir başka az bulunan malzeme. İstiridye. Pek çok şekilde servis edilebilir. Fırında da pek güzel olmuş.

Ve gecenin sonunda mekana ismini veren yengece geldi sıra. Yengeç kovada geliyor, yanında özel çekiciyle birlikte elbette. Bunu nasıl yiyeceğim, etrafa rezil olmayalım diye düşünmeyin. Garsonunuz size gayet güzel bir şekilde yengecinizi nasıl yiyeceğinizi anlatıyor. Oldukça kolay. Ve inanın bana bu yengeci yedikten sonra şimdiye kadar neden yememişiz, çok geç kalmışız diye düşünmeden edemeyeceksiniz. Yengeç eti gerçekten çok lezzetli.

Bu yemeklerin üstüne söylenecek pek fazla bir şey yok sanıyorum. Mezeler ve deniz ürünleri denince pek çok yerde pek çok şey birbirinin benzeri hatta aynısı. Ama Yengeç-çi‘de başka yerlere benzeyen neredeyse hiç bir ürün yok. Bu kadar değişik malzemeyi bir araya getirmek ve böylesine yüksek lezzet üretmek, üstüne de Ankara’da eşi olmayan yengeci servis etmek; bu işletmenin her biri için ayrı ayrı kutlanması lazım.

İlk başta söylediğimi tekrar söyleme ihtiyacı hissediyorum. Ankara henüz nasıl bir mekana sahip olduğunun farkında değil, tanıtmak da bizim görevimiz. Yengeç-çi Ankara için büyük bir değerdir. Lütfen sahip çıkalım. Giden kimseyi pişman etmeyecektir.

Bu mekanı Ankara’ya kazandırdığı için sahibi Ayşe Yağcıoğlu’na teşekkürlerimi sunarım.

Notlar

– Pazar günleri kapalı. Diğer günler 12:00 – 00:00 saatleri arasında açık

– Kredi kartları geçerli

– Vale mevcut, otopark sorunu yok

– Fiyatlar şöyle : Mezeler 7,7 – 15 TL,  spesiyaller 19-30 TL, adetle verilen ürünler 8 TL, kabuklular 20 – 25 TL, mavi yengeç 40 TL

– Basamaksız girişi ile çocuk arabası ve tekerlekli sandalye girişine uygun

Yengeç-çi

Reşit Galip Caddesi No: 16

Gaziosmanpaşa  Ankara

Telefon : 312 – 460 11 00

Foursquare : Yengeç-çi

Gelelim işin sağlık kısmına. Böyle yüklü bir yemek yedikten sonra ne yapmamız lazım? Kilomuzu nasıl koruyacağız? Ertesi gün neler yersek bünyemize zarar vermeden kendimizi yeni bir yemeğe hazırlayabiliriz? Bunu işin uzmanına sorduk. Uzman Diyetisyen Merve Tığlı Çınar sizler için yazdı.

 

Oburcan’in Yengeç-çi‘ye gittiğini ve sosyal medyada paylaştığı muhteşem lezzetleri denemeye hala gitmediyseniz insanın aklına tek bir ihtimal geliyor,  o da bu aralar “diyette“ olduğunuz 🙂 Tabii eğer öyle ise siz hala “Diyette yasaklara hayır“ ve “doyarak zayıflayın, özgürce hafifleyin“ sloganımızla ideal kilosuna inen danışanlarımızı da görmemişsiniz demektir 😉

Hadi gelin birlikte bu muhteşem lezzetlerle de nasıl formda kalacağımıza bir bakalım :

1-Deniz ürünlerine bayılıyorsunuz ve siz de İnstagram’la uyananlardan olduğunuz için sabah Oburcan’ın paylaşımlarıyla, yani ağzınızın suyu akarak uyandınız,

Kahvaltıya yetişemeseniz de öğle yemeğine Yengeç-çi’ye gideceksiniz belli ki; beslenmenizi dengelemek ve diyetinizi bozmamak adına  hemen kahvaltı planınızı değiştirin ve evde ne meyve varsa çeşidi farketmeksizin 3 meyve ile güzel bir meyve salatası hazırlayın kendinize, üzerine biraz tarçın da hiç fena olmaz tabii!

Sabah ve öğle arası 1 fincan beyaz çay içine 1 çubuk tarçın atıp içerseniz öğlene kadar ara öğünsüz geçirebilirsiniz.

Öğle yemeği saati geldi çattı ve kendinizi Yengeç-çi’de buldunuz. Peki neler yemeli :

Bir ana bölüm var ( yengeç, kalamar, karides, midye, istiridye, deniz tarağının olduğu) bir de mezeler bölümü. Her iki bölümden de istediğiniz 2 çeşidi yani toplamda 4 çeşit tercih edebilirsiniz, eğer tek başına değilseniz bu miktara denk gelecek şekilde tüm çeşitlerden isteyip tadlarına bakabilirsiniz. Ama madem diyetteyim diye hiç gelmeyecektiniz, her şeye rağmen en azından geldiniz, karidesin tereyağına dokunmayın derim 🙂

2- Diyetinizde akşam sebze olduğu için siz şu yoğunluğunuzun içinde bir şekilde zeytinyağlı yemeğinizi hazırlamış ve akşam yemek üzere buzdolabına koymuştunuz ama işten çıkmadan  1-2 saat önce Oburcan takipçileri  arkadaşlarınız 🙂 sizi arayıp akşama  yemeğe çıkmak istediklerini söylediler. İşte şimdi düzen bozuldu ben ne yapacağım diye düşünmeyi bir kenara koyup öğleden sonra ara öğünü için yemek üzere olduğunuz bisküvileri bırakın ve hemen elinize koca 1 bardak su alın, yanınızda meyve varsa  1 tane yiyin yoksa suya devam edin!

Akşam menüsünde alkol almayacaksanız öğlen tavsiyeleri uygulanabilir ama akşam çok daha yorgun ve aç hissetiğimiz için yemekte kaçırmamak adına salatayla başlanabilir, ancak alkol varsa işin içinde mezelerden  vazgeçin diyeceğim çünkü maalesef alkol de yağ olarak depolanıyor,mezeler de bol miktarda yağ ile hazırlanıyor.Eee ana yemeklerde yağ yok mu diyeceksiniz ama Yengeç-çi’ye gidip yengeç yemeden dönmeniz çok gerçekçi olmaz diye düşündüm.

3- Denizden babam çıksa yerim diyenlerdensiniz ve Yengeç-çi tam size göre diye düşünürken Oburcan’ın tavsiyeleri ile iyice iştahınız kabardı, diyeti de unutup kendinizi doğru Yengeç-çi’ye attınız ve ne var ne yoksa silip süpürdünüz. O gün iyi geçer eminim ama ertesi gün pişmanlık yaşamak yerine dengeli beslenerek hem harika lezzetlerin tadını çıkarmış hem de dengeleyerek diyetteki hedefinizden uzaklaşmamış olursunuz.

Ertesi gün Yengeç dengeleme diyeti 🙂

Öncelikle fazla tuzun vücutta neden olduğu ödemden kurtulmak için bu programda 3 litre su içmeye özen gösterin

kahvaltı : 1 çay bardağı yağsız süt veya badem sütü _1 çay bardağı su _ 1 su bardağı donmuş kırmızı meyve ve 1 su bardağı yıkanmış doğranmış marul ya da iceberg +1 tatlı kaşığı keten tohumu ( tüm malzemeyi blenderdan geçirin ) detox smoothie’niz hazır

Ara: 1 fincan beyaz veya yeşil çay

Öğle: 1 kase çorba +domatesli roka veya ıspanak salata

Ara: 1 kase probiyotik yoğurt içine 3 yemek kaşığı yulaf veya karabuğday +1 küçük boy elma

Akşam : 1 tabak etsiz sebze yemeği veya 1 kase light yoğurt + 1 dilim esmer ekmek + bol salata

Gece: 10 çiğ badem + 1 fincan kiraz sapı çayı

Formda Kalmanın Lezzetine Varın

Uzm.Dyt.Merve TIĞLI ÇINAR

 

Share Button

YENGEÇ-Çİ – ANKARA için 8 yorum:

  1. Basak Akan:

    Merhabalar, lezzet yerinde fakat yediklerimizin çoğu aşırı tuzluydu. Tuzlu yiyen benim için bile zor yenilecek cinstendi, özellikle humuslu karides, lagos lokum, ahtopot ızgara sipariş ederken uyarsanız iyi olur.

  2. ebus:

    Oburcan Yengeççi de ne kadar hesap ödediniz?

    • oburcan:

      Ebru,
      o yazıyı yazmak için 2 defa gittim. Birinde 3 diğerinde 5 kişiydik. Kişi başı hesabımız 70 TL civarındaydı.
      Selamlar
      Oburcan

  3. Hakan:

    Sevgili Oburcan ,
    Tavsiyelerinle dün akşam misafirlerimle yengeççi deydik. Açıkçası beklentilerimi yüksek tutmuştum.
    Müsaade edersen ikramlarda ilgili birkaç yorum yapmak isterim.
    Karidesli humus , nohut taneleri çok pürüzlüydü ve ağızda bulgur yeniyormuş havası veriyordu.
    Lagos lokum , sanki süt denizinde yüzüyormuş gibiydi , balık tadı hiç gelmiyordu.
    Pestolu ve ızgara kalamar , kalamarlar çok sertti sanırım iç zarını temizlememişler.
    Fener kavurma , soğanlı menemene katılmış balık gibiydi nerdeyse öylece bıraktık.
    Mevsim salata ve çay süperdi.

    Eleştirilerimizi ilettik ve 4 kişi tüm görüşlerimde mutabık kaldık. Karşılıkları biz sipesiyallerimizi önerecektik siz bunları tercih ettiniz oldu. Cevabım ; sipariş verdiğimiz mezeler bir restoranın en belirleyici mezeleri dedim.
    Özetle , zor bulunan yengeç,kerevit ve kabuklu deniz mahsülleri denemek için gidilebilir. Ben bunları denemedim çünkü dolapta gördüğüm kabukluların bazılarının ağzı açılmıştı ve yengecin de rengi dönmüştü.
    Şu an için yine tavsiyende gittiğim yelken balık ejder usta ilk sırada ,

    Teşekkür ederim.

  4. Hakan:

    Valla ejder usta bence hala efsane , yeni bir yer aklıma yatana kadar başka balıkçı zor denerim ankara da , özellikle misafirlerimle riske girmeye gerek yok. Garsonları ve servisi de çok iyi ejderin. Ayrıca hep yeni birşeyler deneme şansımız oluyor.

  5. Hakan:

    Bu arada istanbul başlata bir balıkçı denedim geçen ay , haliç kıyısında , çok iyiydi , Kastamonu lezzetleride bulunuyor . Mantar turşuları yerel ot kavurmaları v.s . Hafta içi olmasına rağmen memnun ayrıldık.Mezeleri de başarılı yolun düşerse adres bilgileri
    Balat sahil restoran
    Balat Mürsel paşa cd. No. 245 Fatih İstanbul

    0 212 525 61 85

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pubcon 2014