21 Mart 2009

Kardelen Canlı Balık & Izgara – Ankara


Yine mi balık , hem de Ankara’da dediğinizi duyar gibiyim ama bir dakika izin verin anlatayım. Ankara’lılar der ki , balığın iyisi Ankara’da yenir. Bunun muhtelif sebepleri vardır,büyük bir şehir olması , diplomasi ve bürokrasinin merkezi olması vs. Ama Kardelen’in hikayesi farklı. Burada yiyeceğiniz balığı Türkiye’nin başka bir yerinde bulma ihtimaliniz gerçekten yok,alabalık için konuşuyorum. Çünkü üretilen balığın tamamı ihraç ediliyor,çok az bir kısmı Kardelen’de balıkseverlerin beğenisine sunuluyor. Eskişehir yolunda ODTÜ kavşağından sağa sapıp Anadolu bulvarına girin ve dümdüz devam edin. Gimat’ı geçtikten sonra ileride yeni yapılan köprüden geçmeden sağdan devam edin ve köprünü altından sola dönün. İleride tabelalar size yol gösterecektir. Şehir merkezine çok yakın olmamakla birlikte özellikle öğlen saatlerinde firma çalışanlarının yoğun ilgisini göreceksiniz. İnsan ilk gittiğinde böyle bir yer varmış,bu kadar insan biliyormuş ta benim nasıl haberim olmamış demeden edemiyor. Balık çeşitleri ile başlayan Kardelen yakın zamanda menüsüne Karadeniz pidesini de katmış ancak onu bu sefer deneyemedik. Mevsim balıklarını bulabileceğiniz gibi , buranın esas özelliği alabalığı. Kayseri’de bir çiftlikte üretilen alabalıklar ihraç ediliyor. İşletme sahibinin arkadaşı olması nedeniyle Türkiye’de sadece buraya alabalık veriliyormuş. Alabalığı ızgara ve kiremitte denedik,çok lezzetliydi. İnsan gerçekten balık lezzetini alıyor. Kiremitte biraz ağır olduğunu belirtmekte fayda var. Balık çorbası,salata ve kiremitte gelen domates,soğan ve mantar üçlemesi de tadınıza tad katacak cinstendi. Doğal olarak tüm bunları yedikten sonra tatlıya yerimiz kalmadı. Oburcan olsam da obezcan değilim ve olmaya niyetim yok 🙂 Haftasonları aile yemekleri için ideal. Çok geniş ve ağaçlı bir bahçesi mevcut. Önümüz ilkbahar , deneyelim,görelim…

Alınteri Bulvarı 69.Sokak No:5 Ostim (Petrol Ofisi arkası)
Telefon : 312 386 24 48
Share Button

Kardelen Canlı Balık & Izgara – Ankara için 13 yorum:

  1. Anonymous:

    Yeri biraz uzak olmasına rağmen görüntüsü süper gibi.teşekkürler

  2. Anonymous:

    alabalık çok dolgun ve besili görünüyor. denemek lazım.

  3. ERKAN ALTINOK:

    yazınızı okuduktan sonra eşimi ve çocuğumu alıp bi akşam yemeğine gittim…gitmez olaydım :)) eşim her hafta oraya götürmemi istiyor…yemekleri bahçesi ve hizmet çok güzel ankaramızda böyle güzel yerler varmışda bizim haberimiz yokmuş 🙂 herkese tavsiye edrim mutlaka görülmesi gereken bir yer…ERKAN ALTINOK…

  4. Erkan Bey beğenmenize sevindim.Afiyet olsun…

  5. Anonymous:

    Sıra bende. Bu akşam ben de gideceğim. Daha doğrusu çoluk çocuk hep beraber gideceğiz. Buranın adını birden fazla ağızdan duydum. Beklentim yüksek. Mekanın beklediğim gibi çıkacağına inanıyorum. İzlenimlerimi bilahare anlatırım. B.YILMAZ

  6. Yorumunuzu merakla bekliyoruz…

  7. Anonymous:

    çok güzel bir yer kesinlikle tavsiye ederim

  8. Anonymous:

    akdeniz çocuğuyum,doğunun bir çok ilini gezdim mardinde bir alabalık çifliğinde su ürünleri mühendisi olarak sorumlu yöneticilik yaptım muhteşem bir yerdi ayrılmak zor oldu biraz ama şimdi ankaradayız ve iç anadoluda böyle bir yer olduğunu ilk kez gördüm en kısa zamanda ziyaret edeceğim su ürünleri mühendisine ihtiyaç var mıdır acaba:)

  9. Kardelen'e ilgi gözterelim. Bunu fazlasıyla hakediyor!!!

  10. şakir-can:

    merhaba,
    yakın bir dosttan övgüsünü duydum ve 2010 kışında kapalı mekânını ailecek deneme imkânı buldum… birbirinden izole ve her biri başırılı bir şekilde teşrif edilmiş ayrı odalar, ortada yanan kocaman bir soba ve çok hoş bir ambiyans vardı… annemi de götürmüştük ve biz büyükler balık, küçükler ise pide yemeyi uygun buldu, ki bu önemli bir nokta; çoğu kez ailenin küçükleri balık sevmez ve balıkçıya gitmek istemez, dolayısıyla pide alternatifi ile tüm takımı memnun etme şansı sunuluyor… bazı balık lokantalarında bulunmasa da balık sonrası sıcak helva ikramı geleneği de kardelen’de halen sürdürülüyor; gelen helva tek kelime ile ‘enfes’ idi…
    selamlar

  11. şakir-can:

    iki yıl aradan sonra bir kez daha ziyaret etme imkânı bulduk KARDELEN’i; herkes yazlık mekânı methediyor, henüz onu görmek nasip olmadı ya neyse…
    tercihler karışıktı: levrek ve somon ızgara, tavuk şiş, kaşarlı (1,5) pide ve ‘bıçak arası’ (kuşbaşılı pide); ortaya da amasra salata, birer adet de kiremitte kaşarlı ve sebzeli mantar istedik… baştan şunu şöyleyeyim, içeceklerle birlikte bu kadar malzemeye 120 TL ödedik ki, bence çok çok makul bir rakam…
    yemekten önce kendi fırınlarında pişirdikleri sıcak gobit ekmeklerle birlikte erzincan tulumu ikram ettiler… tulum ayrı bir güzeldi, ekmek ise enfes; uzun zamandır hiç bu kadar ekmek yediğimi hatırlamıyorum… ilk iki sepet anında boşalınca iki sepet de takviye geldi ve onlar da yemek sonuna kadar dibi boyladı…
    balık dışı menüleri tercih edenler yediklerine tam ya da tama yakın not verdiler… gerçi ben ‘bıçak arası’ pideden bir dilim tattım ve bildiğimiz konya usulü ‘bıçak arası’ndan oldukça uzak olduğuna kâni oldum ama bir dilim ile esas yiyenden daha fazla yorum yapmam doğru olmaz… balıklara gelince: üzülerek söyleyelim, eşim de ben de levrek ve somunu vasat bulduk…
    iki yıl önce ikram ettikleri sıcak helva ise artık ikramdan çıkmış; biz sorunca yine de getirelim dediler, ama zorlama olduğundan mıdır nedir, bu defa onu da beğenmedim…
    yadırgadığım noktalardan biri de şu hareketli balık mevsiminde ellerinde hamsi kalmamış olmasıydı… sanırım burasını bu haliyle daha ziyade bir ‘canlı alabalık’ tesisi olarak düşünmek gerekiyor…
    SONUÇ: KARDELEN, mekân ferahlığı, sağladığı atmosfer ve persoleninin ilgisiyle ortalamanın üzerinde bir işletme olduğu söylenebilir… fiyatlandırma çok uygun… yanınızda balık sevmeyenler varsa bol alternatif sunuyor ve bunları da güzel yapıyorlar… sıcak gobitleri ise harika….
    selamlar

  12. Emrah:

    6 ay arayla 2 sefer gittik. İlk sefer daha iyi olabileceğini düşünmekle birlikte genel intiba normaldi. 2. sefer gittiğimiz de ise sonuç hüsrandı. Personel yetersizdi. Yemekten önce sadece sıcak gobit ekmek geldi. Tulum gelmedi. 1,5 karışık kebap ile 1 kişinin doyması imkansız. Etler tadımlıktı. Garson’a inanamadığım için bu 1,5 mu diye özellikle sordum. İçinde küçük ince bir biftek, 2 köfte, yarım adana, 2 kanat ve bir kaç parça lokmalık göğüs vardı. Etler fazla pişmiş, tavuklar yanıktı. Kymalı pide lahmacun gibi yapılmış ve vasattı. Mezelerin porsiyonu çok küçüktü. Tarif etmek gerekirse çay tabağını dolduracak kadar. Yemekten sonra sofrayı toplamadılar. Bir isteğimiz var mı diye sormadılar. Çay ikram edilmedi. Hesap: 49.-TL.
    Sonuç; sadece bahçesi ve köy evi ortamı için gidilecek bir mekan olmuş. Cadde üstü vasat kebapçılardan artısı yok eksiği var. Böyle farklı bir mekanda asgari şartlarda dahi umduğumu bulamadım.
    Selamlar.

    • oburcan:

      Emrah ,

      mekanlar da zaman içinde çok değişiyor elbette. Bu yorumlar güncelliğini yitiren yazıların güncellenmesi açısından çok faydalı. Yorum için teşekkürler.

      Selamlar

      Oburcan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pubcon 2014