03 Şubat 2013

BARAKA MEYHANE – İZMİR YAZAN : KUTLU SİNGİL

Antakyalı ama İzmir’de yaşayan bir büyüğümün tavsiyesiyle tanıştım Baraka ile.  Malum Antakyalı bir damak onay verdiyse, bize de mutlaka gidip hadiseye yerinde tanıklık etmek düşer.

Bostanlı Pasajı içinde, çok büyük olmayan bir işletme.  Fakat akşam saatleri gördüğüm yüksek doluluk oranı, bana karşılaşacağım şeylerin yüzümü güldüreceğini hissettirdi.

Ömer ve Atlas Karabacak çifti tarafından tam anlamıyla bir ‘meyhane’ tadında işletiliyor burası.  Ancak hikayesi uzun ve derin.  Aslında hayatına bir ‘waffle corner’ olarak başlamış ve ikilinin yoğun mücadeleleri ile bugünkü görünmünü kazanmış.  Bu geçiş yer yer fırtınalı olsa da sular şu anda süt liman. İşler tıkırında.

Ömer bey genel işleyişin sorumluluğunu üstlenmiş.  Atlas hanım ise mutfağı sırtlamış.  Ayrıca mutfakta ehil bir usta var.  Bu lezzetlerden belli oluyor.

Pasajın iki tarafında biri çok minik iki dükkandan oluşuyor.  Ufak dükkanda buzdolabını ve genel itibariyle yemekleri inceleyebiliyorsunuz.

İlk dikkatimi çeken, ufak tefek dokunuşlarla bildiğimiz meyhane yemek ve mezelerinin sunuluyor olması.  Bu küçük dokunuşlar umut vaadediyor.

İç mekan çok büyük değil, ama masalar sandalyeler konseptin tam da göbeğine oturmuş.  Rahatsız olmuyorsunuz.  Havalar güzelleştikçe dışarıdan masa takviyeleriyle, pasajın önünde bulunan yeşil alanda yayılınıyor ve nefis İzmir havasında keyifle uzun süreler oturabiliyorsunuz.

Girişte mezeleri incelesem de, hem bir fikir edinmek, hem de size de bu fikri nakledebilmek için menüyü istedim.

Set menüler epey esprili hazırlanmış.  Fiyatlar ise gördüğünüz gibi.

Üstelik öyle A4 kağıda kötü bir baskıyla hazırlanmamış menü.  Takır takır, oldukça kaliteli bir dizaynı var.  Logosu, baskısı, malzemesi ile özen hissediliyor.

Ömer bey, elimizde makinayla fotoğraf çekerken aşka geliyor ve biz daha sipariş veremeden mezeler akmaya başlıyor.

Karışık kızartma ve Haydari’nin belli bir standardı var. Ancak çarpılmadım. Fakat Köpoğlu Mançası ve yaprak sarma çok başarılı.  Yoğurt ve kızartma ayrı ayrı değil de bir arada olunca kopuyor.

Turşu çok başarılı. Menşeini sormadım ama Ankara’da çok iyi çubuk turşuları yemiş biri olarak bu turşunun hakkını teslim etmeliyim.  Çıtır çıtır gidiyor.

İzmir’de bir mekanın dolabında ot yoksa oturmam.  Otsuz hayat ot gibi olur. Yemeyenlere duyurulur.

Cibez babalar gibi katılıyor bize.  Ot dediğin doğru pişirildiğinde kararmıyor. Yeşili göz alıcı. Zeytinyağı ve limon takviyesi ağzımı kulaklarıma vardırıyor.  Rakıya çok yakışıyor.

Tekmil fava güzel. Belki biraz daha kırmızı soğan istiyor.  Benim fava da tercihim servisin kalıp olarak yapılması ve kırmızı soğan ile dereotunun üstüne ya da yanında olması.  Kalıp halinde kıvamını ve başarısını daha sağlıklı tahlil edebiliyorum.

Yemeğin en başarılılarından biri olarak ciğer geliyor masaya. Lokum gibi mübarek. Kaşla göz arasında gidiyor.

 

Ciğerin her halini seviyorum. Hele yanında böyle bir piyazla gelirse, keyfine doyum olmuyor.  Piyaza dikkat!  Peşine düşün. Çok lezzetli.

Ortam ufak ufak ısınıyor. Arasıcak olarak Paçanga böreği geliyor.  Paçanga benim bir mekanda tercih edeceğim bir arasıcak değil. Genellikle kötü peynirler, ne olduğu belli olmayan pastırmalar, hatta belki sadece çemenle yapılan tuhaf tuhaf örneklerine maruz kaldığı için hep uzak dururum.

Bu Paçanga pırıl pırıl.  Peyniri, pastırması nefis.  Çemeni temizlenmiş ve bolca konulmuş pastırma harika. Çokta iyi pişince hiç kurumamış. Bayıldım. Püf noktası sıcakken yiyin gitsin.  Soğutmayın sakın.

Köftesiz meyhane balkonsuz eve benzer.  Köfteyi de çok beğendim. Sulu sulu pişmişti. Fotoğraf ne kadar hakkını veriyor bilmiyorum ama mutlaka yenmeli.  Hileli köfteler bu kadar sulu olmuyor. Bunun belli ki hilesi yok.

Hamsi ve tavuk kavurmayı yemedim. Ama yiyenler başarılı buldular.  Özellikle yağ kullanımında çok dikkatli olmaları puan topluyor. Lezzetli ama sağlıklı bir yemek yediğinizi hissediyorsunuz.

Yemeğin üzerine meyva ve ortasında helva ikram ediliyor.  Helva’nın sürpriz bir malzemesi var.  Sırrını burada ifşa etmeyeceğim ama lezzet müthiş.

Baraka tam da Oburcan’ın ruhuna uygun. Kenarda köşede faaliyet gösterirken lezzeti ve memnuniyeti ön planda tutuyor ve frapanlıktan uzak duruyor.

Ömer ve Atlas çifti özenli ve dikkatliler. Tazelikten ödün vermiyorlar. Tebrik ediyorum.

Engelli ulaşımına çok uygun.  Özellikle kış aylarında küçük misafirler biraz sıkılabilir. Ancak yazın ailenizle gönül rahatlığıyla gidebilirsiniz.

Haftasonları rezervasyon şart.

 

Baraka Meyhane

Cemal Gürsel Caddesi

No 75/1C Bostanlı Pasajı İçi

Bostanlı /İzmir

Telefon : 232 – 362 74 28

Share Button

BARAKA MEYHANE – İZMİR YAZAN : KUTLU SİNGİL için 2 yorum:

  1. can:

    Merhaba, bu mekan hakkındaki yazınızı oldukça cezbedici buldum fakat bir sorum olacaktı; bu yazıyı yayınladığınız tarihle bugünün fiyat ve kalitesi aynı mıdır? yardımcı olursanız sevinirim.

    • oburcan:

      Can,
      yazılar da ne yazık ki zamanla eskiyor. Ben Ankara’da yaşayan biri olarak şu an bu konuda bir şey söyleyemeyeceğim. Belki okurlarımızdan bilenler cevap verebilirler.
      Selamlar
      Oburcan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pubcon 2014