28 Mayıs 2011

SIAM ELEGANCE HOTEL & SPA – ANTALYA

Sezon tam anlamıyla açılmadan, fiyatlar tavan yapmadan önce ve bu mevsimde denize girilebilmesi itibarıyla kısa süre için Antalya’dayız.

Siam Elegance Hotel & SPA , Belek yakınındaki Boğazkent beldesinde. Uzakdoğu mimarisinden esinlenilmiş bir yapısı var. Ama bu sadece tasarımında. İçeride yer alan hizmetler, restoranlar ve diğer öğelerde bu etki görülmüyor. Toplam 324 odası var. Ultra herşey dahil sistemi ile çalışıyor. Plaj hariç otelin heryerinde ücretsiz kablosuz internet var. Konferans salonları, spor merkezi, hamam, sauna, tenis ve basketbol sahaları, masa tenisi, minik bir aquapark otelin ücretsiz sunduğu hizmetler arasında. Ücretli olarak ise SPA, güzellik merkezi, masaj ve motorlu su sporları bulunuyor.

Otel girişinde konsepte uygun olarak Buda heykelleri karşılıyor.

Odamız junior süit. 30 m2 . Diğer odalardan farkı deniz manzaralı jakuzisi. Odada LCD TV, DVD oynatıcı, mini bar, kasa ve klima mevcut. Odada uzakdoğu çizgileri göze çarpıyor. Yatak Japon yatağı gibi alçakta duruyor. Renkler ve tablolarda yine uzakdoğu hakimiyeti var.

Sık sık bel sorunu yaşayan biri olarak hayatımda yattığım en rahat yataklardan bir tanesi olduğunu söyleyebilirim. Oldukça sert ve rahattı!

Odanın en keyifli kısmı kuşkusuz manzaralı jakuzisi.

Balkon havuz ve denize bakıyor. Manzarasına diyecek yok. Lakin otelde genel olarak uzakdoğu sessizliği ve dinginliği hakimken, yandaki otel tam tersine her gece yemek saatinden itibaren açıkhavada yüksek sesle müzik ve animasyon yapıyor. Gece geç saatlere kadar yan taraftan gelen sesler rahatsız edici olabiliyor.

Otel çok büyük bir alan üzerinde kurulmuş değil. Dar ve denize dikine uzanıyor. Avantajı sahil ve odanız arasında, yemekler için çok fazla yürümek zorunda kalmamanız. Bahçe oldukça yeşil, bölge iklimine uygun olarak, benim de çok sevdiğim  palmiyelerle dolu. Ana binanın hemen ön tarafında büyük havuz ve yanında çocuk havuzu yer alıyor. Bu alanda 2 adet bar da bulunuyor. Bu barlardan bir tanesinde 12:00-16:00 saatleri arasında yemek servisi mevcut. 17’de ise çay ve pasta var. Boş kalmak yok yani!

Bunların dışında barlarda sıcak içecekler, yerli yabancı tüm alkollü içkiler alınabiliyor. Türk kahvesi (bu terime de sinir oluyorum, Türkiye’deyiz, kahve desek şuna!!!) beklenmeyecek ölçüde başarılı. Kahve makineleri vasat, kahveseverleri çok tatmin edecek gibi değil. Yabancı içkiler ünlülerden değil, 2. kalite ürünler var. Mesela barda Malibu kalmaması vaka-i adiyeden, hergün yaşanıyor. Bunun dışında limon da bitebiliyor.

İlk akşam yemeğimizi açık büfe yerine balık restoranında almayı tercih ettik. Otelin ana restoranında 3 öğün açık büfe olarak servis ediliyor. Bunun dışında akşam yemeklerinde balık, Balkan ve Thai yemeklerinden 2 tanesi dönüşümlü olarak yer alıyor. Sabah 10’da rezervasyon şart!! Otelde konaklama süreniz boyunca bu 3 restorandan birinde 1 akşam yemeği ücretsiz. Bundan sonrası ise kişi başı 25 euro! Yemeyin demenin başka yolu yani!

Balık restoranında bir menü var ancak servis başlayınca anlaşıldı ki menüde yazan herşey fiilen yok.

Zeytinyağlı enginar vasat, suyundan anlaşılıyor zaten. Kıvamsız ve tatsız.

Midye salatası da aynı şekilde tatsız. Menüde yazan ahtapot salatanın yerine geldi kendisi. Aynı tatsız su bu tabakta da mevcut.

Peynir tabağında örgü ve otlu peynir var. Lezzetleri ortalama ama bence peynir tabağı için iyi tercihler değil. Yanında gelen kuru kayısı gerçekten kuru!!

Kalamar tava başarılı. Dışı çıtır ve tadı harika. Sosu da en az kalamar kadar güzel.

Okyanus lokumu olarak adlandırılan yengeç bacağı da kızartması ve lezzeti ile beğenimizi kazandı. Yanında servis edilen tartar sos yine başarılı.

Ana yemek olarak gelen badem soslu levrek görüntüsü ve sunumuyla cezbedici. Esasen düşüncem ızgara deniz balığının üstüne böylesine kremalı sosun gereksiz olduğu. Ki levrek hem lezzetli, hem de iyi ızgara edilmiş. Öte yandan sosu da beğendim açıkçası. Kıvamlı ve bademin kattığı zenginliği göstermiş.

Diğer balığımız ızgara çupra. Bunun ızgarası daha iyi, oldukça sulu kalmış ve  ızgara sırasında içine yerleştirilmiş sarımsak parçalarının belli belirsiz aroması ile daha zengin bir lezzeti var.

Gelelim açık büfelere. Genel görüşüm 3 öğünün de vasat seviyede olması. İçlerinde en başarılısı kahvaltı idi. Zengin peynir çeşitleri içinde beyaz peynir başarılı diyebilirim. Her tarafta en çok yer alan lor için olumlu kelimeler kullanamayacağım.Zeytinler içinde kırma yeşil zeytin vasatın üstündeydi.

Bal, reçel ve marmelatlar çeşitli. Hemen yanlarında yer alan çikolata sosu her sabah şeflerin yaptığı pancake’lerin yanında harika gidiyor. Bunun yanında sigara böreği, gözleme, yumurta ve omlet çeşitleri de isteğinize göre yapılabiliyor.  

Öğle ve akşam yemeklerinin soğuk meze tarafı çeşit olarak zengin, lezzet olarak fakir. İçlerinden en beğendiğim ve hergün yediğim dolma çeşitleri oldu. Diğer çeşitlerden aklımda yer eden olmadı.

Ana yemek çeşitleri için gösterebileceğim pek çeşit yok. 1 öğün gördüğüm köfte haricinde ızgara etten eser yoktu, sahildeki barda 1 gün döner yapıldı. Her öğün balık ızgara ve buğulama, 1-2 defa ise tavuk şiş gördüm. Bunların dışında ağırlık genelde etli sebze yemekleri vardı.

Tatlılar pasta, sütlü tatlılar ve şekerpare türevlerinden oluşuyordu. Baklava ve kadayıf yoktu. Tatlılar içinde supangleyi beğendim.

Personel sayısının azlığı hizmetin aksamasına ve çalışan ekibin bunalmasına neden oluyor. Yemeğinizi alıp masaya oturmanızla iş bitmiyor. İçeceğinizi garsona söyleyecek fırsatı yaratmanız gol pozisyonuna girmek kadar zor! İçeceğinizin gelmesi de zaman alıyor.

Geniş bir sahile sahip olan Siam’ın denizi hemen derinleşen ve taşlı bir deniz. İskelesi yok. İlginçtir bu sahilde bulunan hiçbir otelin iskelesi yoktu. Şezlonglar rahat, havlular sorunsuzdu. Animasyonlarla aram hiç iyi olmadığı için bir şey diyemeyeceğim, izlemedim.

Siam Elegance Hotel, tesis olarak beğenimizi kazanmakla birlikte kısıtlı yemek çeşitleri ve düşük lezzetleriyle sınıfta kaldı.

Yeri gelmişken yaşadığımız bir olumsuzluğu da yazmadan edemeyeceğim. Otele girişimiz sırasında arabamızı park yerine götüren bellboy farları açık unutunca akü bitmiş ve biz bunu şans eseri ertesi gün farkettik. Bu durumu otel yönetimine ilettiğimizde başlangıçtaki kayıtsız tutumları ve bizi suçlayıcı sözleri rahatsız ediciydi. Daha sonrasında ise “sizinle hangi arkdaş ilgilenmişti, onu bulalım, arabayı çalıştırsın” şeklinde dahiyane bir fikir bile ürettiler!! Sonrasında bir şekilde araba çalıştırıldı ve bize teslim edildi ancak takip eden günlerde otel yönetiminin bu konuyla yine ilgilenmemesi, arayıp durumu sormaması bence otele hakim yönetim anlayışını da gösteriyor. Diyeceğim siz siz olun, arabanızı teslim ederken farlarını kapatın!!!

Fiyatlar sezonsal olarak çok değişkenlik gösterdiği için rakam vermem doğru olmaz ancak otelin ortalama fiyat seviyesinde olduğunu söyleyebilirim. Biz deniz ve dinlenme amacıyla bu uygun fiyatı tercih ettiğimiz için yemek kalitesi konusuna fazla takılmadık. Toplamda beklentimiz karşılandı.

Siam Elegance Hotel & SPA

Boğazkent Mevkii

Belek Serik Antalya

Telefon : 242 – 731 11 11

http://www.siamelegancehotels.com/

Share Button

SIAM ELEGANCE HOTEL & SPA – ANTALYA için 11 yorum:

  1. gokhan:

    Aslında sitende böyle otelleri de yazmak hoş olabilir.Sonuçta bir ton para veriyorsun ama her otelden memnun kalmıyorsun. Mesela bu farları acık unutma ve daha da önemlisi otel yonetiminin tutumu benim icin bu otelin puanını “0” yapar… hadi insanlık hali farlar unutulur da insan bir ozur diler bir servis vs cagırır ilgilenir …
    Böyle seylere cok kızıyorum…

  2. Bahar:

    yönetim ve işletmecilik konusu ne önemli değil mi arkadaşlar. en salaş dükkana giriyosun, aldığın hizmet, güleryüz, dostane yaklaşım ve sohbetle oranın müdavimi oluveriyorsun. ama bir taraftan da de lüx, elegance vs. göbek adı olan yerlerde böyle sıkıntılar yaşıyorsun. ben antalyada limonun bitmesine takıldım, abiler otelin inşaatında arkabahçeye 4 tane yediveren dikselerdi şimdi dalından toplar koyarlardı sofraya… aaa bi de o enginarlar neydi öyle? ben daha güzel yapıyorum vallahi:)

  3. Sevim:

    bizde bundan 4 sene önce antalya larada bir otelde kalmistik. cok, cok begenmistik! gerci kötü baslamistik tatilimize. daha vardigimiz ilk yarim saat icinde asansörde kalmistik. esim panikatak-hastasi oldugu icin zor anlar yasamistik. ama en azindan aksamina koca bir meyvesepeti ve sampanyayla özür dilendi, bir gün sonrada halimiz hatrimiz soruldu tekrar. bu yaklasimdan dolayi bile tam puan almisti bizden. heleki garsonlarinin güleryüzlülügü, yaklasimlari on numaraydi! böyle seyler cok önemli! insanin hafizasinda yer ediyor.

    • oburcan:

      Sevim haklısın,
      olumsuzluklar olmasa iyi ama herzaman heryerde olabilir.Önemli olan bunları fırsat bilip olumluya çevirmek.Küçük bir jestle , mesela sizinki gibi, en azından gönül alınır.Ama bunları düşünmek lazım tabi!

  4. banu:

    bir otel tavsiye etsem acaba ayıp olurmu ?

    • oburcan:

      Banu , ne demek ayip olur mu? Cok memnun olurum. Otel, motel, restoran, kamping, karavan vs her turlu tavsiyeye acigim 🙂
      Tesekkurler

      • banu:

        club alibey manavgat kafa dinlemek – huzur bulmak – güzel ve çeşitli yemekler yemek ve susuz meşrubat-orjinal içki içmek isterseniz gidin derim geçen sene gittik bu sene yine orda olacağız inşallah

        • banu:

          ayy yanlız tam reklamlık olmuş ya kusura bakma otelden para almıyorum valla

          • oburcan:

            Kusur yok. Bu sayfalarda reklam yapma gibi bir amacimiz olmadigi gibi yapmayalim endisemiz de yok. Burada herkes kendi tecrubesini yaziyor, okuyanlar tercihlerini ve kararlarini bu goruslere gore verirler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pubcon 2014