15 Kasım 2010

SEVILLA

İspanya seyahatimizin sonuna geldik. Son 2 yazı. Malaga’dan günübirlik Sevilla(Seviya okuyunuz) turu aldık. Sevilla , Andalusya özerk bölgesinin başkenti ve en büyük şehri. Nüfusu 700.000 civarında. Tarihi , mimari zenginlikleri , flamenko dansı ve restoranları ile tüm dünyadan çok sayıda turist çekiyor.
Sevilla gezimize ünlü Plaza de Espana’dan başlıyoruz. Çok büyük bir yarım daire şeklinde. Resimlere dikkatli bakınız , sinemaseverlere tanıdık gelecek.

Star Wars serisinden “Attack of the Clones” bu meydanda çekilmiş.

http://www.youtube.com/watch?v=FIa0z-zBGJ0&feature=related

Plaza de Espana‘dan sonra sırada Jardines de Murillo var , Murillo bahçeleri şehrin merkezinde yer alan oldukça büyük bir park.

Jardines de Murillo’dan yürüyerek merkeze doğru ilerlerseniz ara sokaklarda karşınıza minik meydanlar ve restoranlar çıkıyor.
Meydanda ise karşınıza dünyanın en büyük 3. katedrali olan Sevilla katedrali veya diğer adıyla Catedral Santa Maria de la Sede ve ünlü kulesi La Giralda çıkıyor. Dünyanın en büyük gotik katedrali. Yapımına 14. yüzyılda cami olarak başlanmış , 16. yüzyılda bitmiş ve bittiği dönemde dünyanın en büyük katedrali sıfatını Aya Sofya’dan almış. Aynı zamanda Kristof Kolomb’un gerçek mezarının burada olduğu söyleniyor. İçinde 80 şapel var.
Bu kısma dikkat. Renginden anlaşıldığı üzere altın!! 1200 figürden oluşuyor ve bu figürler hıristyanlığın tarihi anlatıyor.
Kristof Kolomb’un cenaze töreni anlatılmış. Taşıyan 4 kişi Colomb’un Amerika gezisini finanse edenler.
Yaklaşık 40 metre yukarıda tavandaki figürler inanılmaz.
Burası hazine kısmı. Nedeni açık değil mi? Altın!!
Katedral gezimizin ardından şehrin ortasından geçen Guadalqivir nehrinde bir tekne turu yaptık. Sevilla’yı bu açıdan görmek te oldukça güzeldi.
Burası Torre del Oro , yani altın kule. İsminin sebebi altından yapılmış olması değil , eskiden altının burada saklanması.
Bu köprü ünlü İspanyol mimar Santiago Calatrava tasarımı. Calatrava’nın bir diğer tasarımını Barcelona’da Mont Juic tepesinde görmüştük , Torre Calatrava , Anella Olimpica‘da denir. Bu iletişim kulesi 1992 yılında Barcelona’da yapılan olimpiyat oyunlarının sembolü haline gelmişti. Gerçi fotoğrafını çekmemiştim ama 🙁 
Günübirlik bir tur , Sevilla’yı gezmek için son derece yetersiz ancak maalesef zamanımız bu kadardı. Gidenler yorum kısmına yazarlarsa daha fazla bilgi edinebilir , mutlu oluruz. Julia Tours ile yaptığımız bu gezide İspanyol rehberimizin anadili olan İspanyolca yanında 4 yabancı dili (İngilizce , Fransızca , Almanca ve İtalyanca) anadil seviyesinde konuşması 1,5 yabancı dil bilen bendenizi bunalımlara gark etti ama neyse , yaşım genç , öğrenirim değil mi!! 🙂
Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pubcon 2014