31 Mart 2009

Şaban Usta’nın Kuzu Sırık Kebabı – Ankara

Bir blog oluşturma fikri aklıma ilk defa Şaban Usta’da yemek yerken gelmişti. Ankara’da ve başka illerde böyle yöresel olarak ünlü ve henüz keşfedilmemiş bir sürü yer var bildiğim. Neden bu yerleri başkalarıyla paylaşmayayım dedim kendi kendime.
Şaban Usta Çorum’un Osmancık ilçesinden. Zaten sırık kebabı da Osmancık’ın bir lezzetiymiş. Biraz da Sinop’un Boyabat ilçesinde bilinirmiş. Sırık kebabı kuzudan yapılıyor. Şaban ustamız kuzuları Adana’nın Tekir yaylasından getirtip , Ankara’da kendi çiftliğinde bir süre daha özel olarak besliyormuş. Kuzular da illaki kıvırcık kuzu cinsinden olurmuş.

Yerinin tarifi bile zor. Gitmek isteyenler için telefon numaralarını da veriyorum ki tarif alabilsinler. Çünkü tarifsiz bulunması oldukça zor. Ama gittiğinizde kapıdaki araba kalabalığından burasının bayağı ünlü bir yer olduğunu anlıyorsunuz.


Giriş kısmında ocak var. Zaten ocağı görünce insanın orada kalası geliyor , manzara o kadar müthiş ki ayrılamıyorsunuz. Sırığa takılmış kuzular odun ateşinde yavaş yavaş pişiyor. Bir kuzu yaklaşık 5 saatte pişiyor. Odun mutlaka çam ağacı olacak , bu şart.


Ocağın başından ayrılabildik , masamıza oturduk. 1 tabak çoban salata ve dilimlenmiş ekmek , etlerimiz gelene kadar bizi meşgul ediyor , ve…

Et dediğimiz şey işte budur dostlar. Bazılarınızdan duyar gibiyim , kuzu eti kokar , sevmem gibi lafları. Öyle demeden önce Şaban Usta’da bu tabağın tadına bakmanızı tavsiye ederim. Ağır odun ateşinde uzun süre pişince ette ne koku , ne lif , hiçbir şey kalmıyor. Sadece tadına varın. Afiyet olsun. Serviste bıçak gelmiyor ama isterseniz getiriyorlar. Yine de benim tavsiyem 1 parça ekmeği bıçak niyetine kullanmanız , sonunda etin suyuyla ıslanan ekmeği de etlerin yanına göndermeniz. Eğer öğleden sonra kalabalıklar arasında işiniz olmayacaksa soğan da isteyebilirsiniz. Yemeğin ardından masaya seramik semaver içinde çayınız geliyor. Böyle bir yemeğin ardından çay çok iyi gidiyor. Geldik hesap kısmına. Etin kilosu 34 TL. Söylemedi demeyin , öyle 100 gram falan kesmiyor. 250-300 gram civarı rahat gidiyor , iddialı arkadaşlar 500 grama kadar çıkabiliyor. Şaban Usta tatil yapmıyor , Pazar günleri dahil hergün 11’den 21’e kadar açık. Ama akşam gidecekseniz rezervasyon şart. Et kalmamış olabiliyor. Burada etler ertesi güne bırakılmıyor , tamamen günlük olarak tüketiliyor.
Birçoğunuz burayı ilk defa duydunuz biliyorum ama eğer kuzu etini seviyorsanız Şaban Usta’yı ıskalamayın derim. Teşekkürlerinizi bildirirseniz sevinirim.
Şaban Sarı
Şehit Kubilay Mahallesi Selim Caddesi No:70 Yükseltepe
Telefon : 535-452 92 81 312-330 45 53
Share Button

Şaban Usta’nın Kuzu Sırık Kebabı – Ankara için 47 yorum:

  1. etoburcan:

    bugün gittim. porsiyon bayağı boldu ve et kokmuyordu. doyasıya kuzu eti yemek için gidin, memnun kalacaksınız.

  2. bizde yapıyoruz kuzu çevirme. meslektaşımıza sonsuz saygımız vardır. Şaban bey her yönüyle tam bir usta. inşallah mekanına da gideceğiz.

  3. önceden kızılcahamama gidiyorduk, rastgele gezerken gördüm, arkadaşımızın dediği gibi bir yemi merak ettik, 4 kişi iftarı açmak için rezerve verdik gittik, yolu çok karışık, ama değiyor sonunda, gerçekten kuzu çok müthiş ve manyaktı tadı dahada güzel ağzında dağılıyor lokum gibi, öyle mahalle arasında bir yer nasıl o gün o kadar kalabalık olur bilemiyorum gerçekten

  4. “şaban usta sırık kebabında bir numara diyenler” facebook sitesi açıldı. abonelerimize duyurulur.

  5. “şaban usta sırık kebabında bir numara diyenler” facebook sitesi açıldı. abonelerimize duyurulur.

  6. Anonymous:

    Boyabat'ın sırık kebabını çoruma has bir özellik gibi sunmak büyük bir cahillik olarak görülebilir.Boyabat sırık kebabı gerçekten tadılması gereken çok önemli bir lezzet.Yapan ustanın iyi olması şart…

  7. Mustafa Başdoğan:

    Ben Şaban Bey Kebapcısını açdığından bu yana tanırım ve zaman zaman şahsım zaman zaman da şehir dışından gelen misafirlerimle gittiğimde gerçekten lezzetli bir kebap aynı zamanda Boyabat kebabını hiç aratmayan misafirperveliği ile kebabının kalitesi kadar fiyatlarıda oldukca uygundur. Ve biz boyabatlılara boyabatdan kebap geldi,geliyor otobüs önü beklemekten kurtarmıştır..Kendisine teşekkür ederiz.

  8. Uzun zamandır gittinizmi bilmiyorum ama tekrardan tavsiye ederim, karşı tarafı bahçe yapmış vede güzel olmuş. Bir iftar akşamı gidebilirsiniz.

  9. Valla uzun zamandır gitmemiştim. Artık iftar mı olur , başka zaman mı bilmem ama gitme zamanımız gelmiş 🙂

  10. todor:

    hmmm. bu kadar öven varsa denemek şart.

  11. todor:

    benlik benlik olmasına da, bu yazıyı yazdığın zamanlar pek ilgilenmiyormuşsun blogla herhalde, bu ne yaa fotoğraf yok adam akıllı….

  12. Acemilik donemime gelmis, idare et. Ben de begenmedim simdi. Bir dd su var: blogger'da fotograflari bu kadar buyutme olayi yeni cikti, o zamanlar yokyu

  13. Böyle güzel bir yeri öğrenmemize vesile olduğun için ne desem azdır.
    Navigasyon sağolsun o olmasa biraz zor bulurduk.
    Öğle arası gittik bir güzel ziyafetimizi yaptık ve gedik işe gel de çalış şimdi :)….
    Et şahane diyorum ve noktayı koyuyorum.
    Bahçede idik mevsim itibari ile oldukça güzel de oldu.
    Üstüne de semaverle çay keyfi.

    Yalnız kredi kartı vardır diye düşünmüştük ama sanırım cihaz da sıkıntı varmış.
    Şu aralar gideceklerin aklında olsun.

    Bu arada an itibari ile kg fiyatı 52 TL.

    • oburcan:

      Murat ,
      beğenmenize sevindim. Haklısın,yeri oldukça zor,Navigasyon bulabildiyse helal olsun,parasını haketmiş 🙂
      Kilo fiyatı okkalı ama bence değer!!
      Bu arada blog’una takılmış durumdayım,bir Beşiktaşlı olarak ayrıca ilgimi çekti. Benim blogda sadece yemek blogları linkleri var ama sende de yemek yazıları gördüm,linklere ekledim.
      Sevgiler

      • 🙂 ….

        Fiyatı güncel bilgi olması açısından verdim.
        Sonuçta porsiyon yemekleri (100 gr. et) düşününce oldukça ucuz bile kalıyor aslında. Lezzet farkını saymıyorum bile.
        Google maps linkini de koyalım tam olsun
        http://tiny.cc/2grv7

        Blogu eklediğiniz için de teşekkürler. Ayrıca mutlu oldum. Yazı sıklığımı azaltmış olsam da arada bir şeyler karalıyorum işte. Daha çok sporla ilgili olsa da sadece bir konu üzerinde değil de ilgilendiğim beğendiğim ve beğenmediğim ortaya karışık bir blog işte.
        Cem Yılmaz’ın dediği gibi “little litte put on the middle” 😉

  14. Kaan:

    bugün büyük umutlarla gittik. ancak et son derece sert, ortam da temizlikten biraz uzaktı. etin üst tarafları pişmekten kurumuş, içi ise nedense cıvıktı. ben ve birlikte gittiğimiz arkadaşların fikri bu mesafe için mantıklı bir yer değil.

  15. Nevzat ŞENKAL:

    bir çok ilde sırık kebabı yedim fakat en lezzetlisi şaban ustanınkiydi rahatlıkla tavsiye edilebilir etler gayet güzel pişmiş yumuşacık ve günlük gayet de temiz bir yer işinin ehli bir usta

    • oburcan:

      Nevzat,

      Şaban ustaya gitmeyeli uzun zaman oldu.Sayende güncellendik ve hatırladık. Artık tekrar gitmek gerek.Teşekkürler

  16. DENİZ GÜZEL:

    Pazar günü Şaban ustaya büyük umutlarla gitmeme rağmen istediğim lezzet ve ortamla karşılaşamadım.Çok vasat bir mekan ve garsonların müşteri ile ilgi alakası sıfır.Kebapda bana çok lezzetli gelmedi.ON üzerinden en fazla İKİ verebileceğim bir mekandır.

    • oburcan:

      Deniz,
      kötü deneyiminiz için üzgünüm. Ben Şaban ustaya gitmeyeli yaklaşık 2 yıl oldu. Zaman içinde değişebilir, bilemiyorum. Umarım 1 günlük bir şanssızlık olsun.Yoksa çok üzülürüm.
      Selamlar
      Oburcan

  17. levent yıldırım:

    buradan ve çevremden aldığım tavsiyeler üzerine 14 KAsım 2012 tarihinde kalabalık bir arkadaş grubuyla mekana gittim. Girer girmez içerde bulunan ağır yağ/et kokusu nedeniyle yanımızdaki bayan fenalık geçirme noktasına geldi ki ikisi yemekten o dakikkada vazgeçti. kilosu 58.tl’den 3 kilo kuzu çevirme istedik garson bey bize “etin devamı yok iyi düşünün” şeklinde bir uyarıda bulundu ama gözlemlediğim kadarıyla her müşteriye bu şekilde bir uyarıda bulunuyorlar ama ne hikmetse ilave isteyene “normalde yok ama sizin için kuralımızı bozalım ilave yapalım ” deyip getiriyorlar. Biraz bekledikten sonra yarısı kemikten ibaret dışı pişmekten taşlaşmış ancak içi pişmemiş kuzu etleri geldi. Yemek için bıçak istediğimizde bizim sistemimizde bıçak yok ama verelim diyerek lütfedip bıçakları verdier . SONUÇ: tam bir fiyasko etler sertti ve pişmemişti ustaya durumu ilettiğimizde mevsim nedeniye kuzu etlerinin sertleştiğini yapacak bir şeyleri olmadığını söyledi. yarı aç yarı tok masadan kalktık. bu arada tanıdıkları veya tanıdıklarının gönderdiği müşterilere ayrı bir ihtimam gösterip güzel masalara (güzel deyince aklınıza çok bir şey gelmesin) oturtup bunuda rahatsız edici şekilde bizlere hisettirdiler. Tüm arkadaşlarım ve ben lokantanın hiç bir şeyinden memnun kalmadık . Boşa giden zamanımıza mı yoksa verdiğimiz hesabamı üzülelim bilemedim. Kasinlikle tavsiye etmiyorum….

    • candemir:

      bende sizinle aynı şeyleri düşünüyorum cok ağır bi koku ve lavabosu dahil çok kötü bi mekan (ilk izlenimlerim) bu kadar meşhursa vardır bi hikmeti deyip söyledik kuzuları heyecanlandık tabi sonuçta kuzu bu her yeri mis gibi yumuşacık olurdu bildiğim ama bildiklerim tam bir fiyasko ile sonuçlandı kuzunun dışı sanki kurumuş ama içi hiç pişmemişti pişman olduk gittiğimize. tabi ben iyi bi kuzu yiyicisi olduğum için araştırdım ankarada başka nerde var diye havaalanı yolu üzerinde hürriyet gazetesinden hemen sonra bi yer keşfettim arkadaşlarla bi öğle yemeğe gittik çekinerek ama bu sefer gerçekten yerimizi bulduk demek geçti içimden harika bi bahçesi var herkes birbirinden ayrı bağımsız oturuyor süper bi salata yanında çömlekte yogurt hele o yoğurtlu patlıcan ezmesi varya bitirdi beni:) sonra altında reşo ocağı üstüne bakır kaplarda hazırlanmış gerçekten nefis kuzu geldi enfes bi lezzet bayıldım yumuşacık ve o kadar güzel pişmiş ki anlatamam ayrıca kuzu çabuk donan bi et olduğu için burda altında reşo yakıtı olduğu için her zaman sıcak kalabiliyo masada. sonra bi tatlı ikram ettiler KABAK TATLISI ben normalde yemem ama üstüne bir tabak daha söyledik dehşet güzel abartmıyorum tadı hala damağımda en son koca bi semaver çay geldi saatlerce oturduk. şiddetle tavsiye ederim temiz nezih bi ortam tertemiz ve çok saygılı bi işletme sahibi alper beye çok teşekkür ederiz ilgi ve alakasından dolayı artık müdavimlerindeniz. aa pardon işletmenin ismini söylemedim sanırım KEYF-İ BAHÇE gerçekten adını gibi keyifli saatler geçirdiğimiz bi yer.. şiddetle tavsiye ederim saygilar

      • şakir-can:

        Biz bu Şaban Usta’ya çok önce (2010 yılı Ocak ayı gibi) bir kutlama yemeği vesilesiyle kalabalık bir arkadaş grubuyla (3 araba) gitmiştik. Belki kalabalıktan da kaynaklanmış olabilir ama aklımda çok eğlenceli, keyifli ve lezzetli bir anı olarak kaldı; hatta iz bıraktı diyebilirim. Etin kıvamı, lezzeti gayet yerindeydi; sadece bazı arkadaşlara biraz yağlı gelmişti. Bir gecekondu mahallesinde, kendisi de bir gecekondudan çevrilme (bir nevi kuzu çevirme gibi :-)), ‘salaş’ kelimesinin tarif ettiği anlama cuk oturan bir mekân.
        Gel gör ki o gün bugündür birkaç kez niyetlenmeme rağmen aile olarak buraya bir türlü gidemedik. Şimdi OBURCAN’ı ve altındaki yorumları okuyunca da kafam karıştı biraz… önce çok güzel yorumlarla başlamış serüven, derken giderek genel bir memnuniyetsizliğe dönüşmüş. Ben yine de zihnimde planladığım aile ziyafetini bir fırsatta gerçekleştirip geçen 3 yıl zarfında neler olmuş, buradaki yorumların evrimi ne ölçüde yerinde olmuş, bir bakayım diye düşünüyorum. Bu planımı gerçekleştirebilirsem yine buradan sevgili OBURCAN takipçileri ile paylaşırım elbette…
        Bu arada, CANDEMİR kardeşimize de KEYF-İ BAHÇE tavsiyesi için çok teşekkür ederim. Havaalanına gidip gelirken epeydir dikkatimi çeker dururda da cesaret edip de bir türlü test edememiştim. Mesaj alınmıştır 🙂 SELAMLAR

    • Gurme:

      Aynen adam haklı Müşteri ayrımcılığı var

  18. ahmet:

    Esim ve coçuklarimla beraber tavsiye üzerine gittik.ama sonuç pişmanlik Levent yildirim ve candemir beye kesinlikle katiliyorum .girdik kokudan midemiz bulandi.oturmak istediğimiz yere oturtmadilar hizmet sifir.kuzu eti üstü kuru ve çok yağli idimekan gece kondularin içinde virane bir yer.

  19. Ünal İhtiyaroğlu:

    Bugün Şaban Usta’nın yerine gittik, açık konuşmak gerekirse beğenmedik.

    Yapacağım yorumlar eleştiri olsun diye değil, bugün mekanda yaşadıklarımızdan ibarettir, yanlış anlaşılmasın.

    Gitmek isteyen varsa şimdiden “vazgeçsin” diyebilirim… Oburcan’a suç bulmaktansa çizgisini koruyamayan Şaban Usta ve ekibine gerekli eleştirileri yapmamız gerek.
    Toplamda 4 kişi 1,5 kg sipariş verdik ve masamıza gelen “kemik yığınından” başka bir şey değildi ne yazık ki. Oburcan’ın gittiği zaman masaya gelen tabağın görselin beklentisi içerisindeydik. Kuzu eti yağlı olur ama bu kadarı gerçekten fazla idi. Ortaya gelen salata kupkuru ve malzemece tatmin edici değildi.

    Bu tarz yerlerde konfor beklemek doğru değil, beklemiyoruk da zaten. Ancak temizlik olarak da beklentileri karşılamıyor. Semaverlerin üstü toz kaplıydı. Çatalımı değiştirtmek zorunda kaldım.

    Olumlu gördüğüm tek yanı çayın tadı idi ki oraya giden çayın en iyisini içmiş Karadenizliler olarak mükemmel diyemeyeceğiz.

    Sonuç olarak Şaban Usta beklentilerin çok çok altına kalmış vaziyette…

    Altan Atabay gibi damağına düşkün ve birçok yemeği “yerinde” tatmış birini Şaban Usta’da misafir ettiğime pişman oldum.

    Sonuç olarak;

    Oburcan’ın tekrar bi ziyaret etmesini isterim.

    • oburcan:

      Ünal,
      son zamanlarda Şaban ustada şikayetler arttı. Haklısın, tekrar ziyarette fayda var. Teşekkürler
      Selamlar

  20. Ünal İhtiyaroğlu:

    Bu arada iki defa “sonuç olarak” yazmışım, düzeltirseniz sevinirim 🙂

  21. Fatih KIROĞLU:

    Ağız diş sağlığını olumsuz etkileyen et kalitesi ve pişirimi, kırmızı biberliğin içindeki canlı ve cansız böcekler, final olarak mutfak bölümünde görülen mikro dalgayla* birlikte mekan hakkındaki olumsuz izlenimlerimizi tavan yaptırmış ve bizi hayal kırıklığına uğratmıştır… Tek olumlu yanı elektrikli semaverle gelen çay…
    *Sunulan etin beklemiş ve mikro dalgayla ısıtılmış olduğu şüphesi içimizi kemirmiştir…

    • oburcan:

      Fatih,
      son zamanlarda kötü yorumlar geliyor sürekli. Üzülüyorum çünkü süper mekandı. Umarım düzelir. Yorum ve güncelleme için teşekkür ederim.
      Selamlar
      Oburcan

  22. sedat elibol:

    2013 nisan ayında,hem eş dost tavsiyesi hemde oburcan vesilesiyle ailemle birlikte gittik.yer mekan konum çok kötü,tabi mekan için degil, çok methedildiginde kuzu için gitmiştik.içeri kokudan geçilmez vaziyette tıkış mıkış insan seli içerisinde gayet rahatsız bir ortamda bekledik kuzunun gelmesini.o arada küçük kızımla birlikte kuzunun çevirildigi yere gittik.manzara güzeldi kuzu hoş bir şekilde dönüyordu,oturdugum iskembenin arkasına kafamı çevirdigimde son ayarda mikrodalga fırında pişmekte olan kuzuyu görünce şok oldum.
    masama tekrar döndüm 5 dakika sonra pişmiş kuzu keldi.tadı tuzu hiç hoşuma gitmedi,garsona;mikrodalganın içindeki kuzuyu mu getirdin dedigimde;efendim biz mikrodalgayı soguk tabakları ısıtmak için kullanıyoruz diyerek gözümün içine baka baka yalan söyledi.kg 70 tl verip mikrodalgada çevirme kuzuyu yeyip gittik.birdahada hayatta gitmem.bizim milletimize yeterki bir yer meşhur iyi desinler yeter.birde o günden beri kızım kuzu eti yemiyor.

    • oburcan:

      Sedat,
      ne yazık ki Şaban usta hakkında son gelen yorumlar hep aynı yönde, üzülerek okuyorum. Gidecek olanların senin yorumunu da değerlendireceklerini düşünüyorum.
      Selamlar
      Oburcan

  23. veli ergün:

    2012 yılı ramazan ayında mağaza çalışanlarıyla birlikte şaban ustaya gitmiştik.06/10/2013 günü tekrar gitmeyi düşündüm ve akşam yemeyi için rezervasyon yaptırdım. daha sonra oburcanın yorum kısmına bakmak aklıma geldi. 2013 yılı yorumlarına bakınca şok oldum. kokular, eti mikro dalgada ısıtmalar temiz olmayan durumlar ve daha neler neler. tabi buz gibi soğudum.(bu arada candemir beyin eleştirisini okuyunca sonunda belirrttiği keyfi bahçeyi aradım. 1 kg=74 tl idi.yeri havaalanı tarafında , banada uzak olduğu için vazgeçtim. ) tekrar aradım rezervasyonu iptal etmek için. karşıma şaban usta çıktı. önce rezervasyonu iptal etmek istediğimi , sonrada iptal nedenini anlattım. sözlerimi hiç kesmeden dinledi. sadece 2/3 yerde rakipleri çıktığını ve kendisini kötülemek istediklerini söyledi. en azından gerçeği görmek üzere gitmemi istedi.tabiki gerçeği görmek için gittim. öncelikle yemek salonuna geçmeden önce kuzunun pişirildiği kısmı inceledim. kuzunun 5/10 dakika önce sırıktan indirildiğini belirtti. gerçekten beyaz köpük içerisine koymuşlar , kapağı açıp bakınca yüksek ısı yüzüme geldi. kesinlikle mikro dalga kullanmadıklarını belirtti. bu iddianın doğru olmadığını gördüm. masaya geçtikten sonra salata , soğan biber ve lezzetli trabzon ekmeği geldi. bütün masayı kaplayan örtü de iyi olmuş. hijyen tamamdı. gelen kuzu çevirmede 10 üzerinden 10 numarayı aldı. yorumlarda belirtilen dışı kurumuş ve içi yağ içinde denilen tanımlamalar gerçek değil. bundan sonra daha sık aralıklarla gitmeyi düşünüyorum. bu arada eleştirilerde belirtilen 70 tl rakamı da doğru değil. 1kg=60 tl lokantada. sade et olarak paket olarak alınırsa 55 tl ye . özellikle bu konuda doğruyu anlatmak çok önemli. ne kötülemek , nede iyi taraflarını abartmamak gerekir. ben kuzu sırık severleri en azından bu yazdıklarımın doğru veya yanlış olduğunu görmeleri için şaban ustaya gitmelerini öneririm.

    • oburcan:

      Veli,
      bu çok değerli bir yorum oldu. Çok teşekkür ederim. Okurların bu yorumunu dikkate alacaklarına eminim.
      Selamlar
      Oburcan

  24. Kahraman Maraşlı Aptullah:

    Şu yorumları tarafsız olarak bir güncelleyelim;
    Dün (13.04.2014) akşam 18.00 sularında ailemle beraber Şaban Usta’nın yerine gittik. Pazar olmasından kaynaklı galiba, anormal kalabalıktı bizde biraz beklemek durumunda kaldık, ki bu durumu biz oturmadan söyledi bize.
    Oturduktan bi 5 dk sonra genç bi garson arkadaş tek kullanımlık, masayı komple kaplayan muşamba vari bir örtüyü masaya serdi akabinde salatalarımızı getirdi. Bekleme süresince Şaban Usta ve etleri parçalayan ustayla (Hasan’dı galiba) kuzuların piştiği üst bölümde sohbet etme imkanımız oldu. Telefonları, geleni gideni, kuzuların fotoğraflarını çeken mi dersiniz, önünde poz veren mi dersiniz maşallah hiç eksik olmuyor. Adam etleri parçalayacak, müsade istiyor üstünüze yağ sıçramasın diye. Müşterilerini kırmak istememesinden kaynaklı çalışma ortamını siz düşünün… Orada üst üste konulmuş iki adet mikrodalga fırının içinde gerçektende tabakların ısıtıldığını gördüm. Hatta garsonlardan biri abi ne kadar ısıttın buları taşıyamıyorum diye dert yandı. Sonuçta masanıza gelecek eti birebir görme şansına sahipken mikrodalganın varlığı neden rahatsızlık vericidir? Neyse, yazılanların aksine 1.5 kilo olan siparişimizi, artık görüntüsünden mi, kokusundan mı dersiniz, kuzuları beklerken 2 kiloya çıkardık. Et yok, yapamayız gibi hiçbir problem yok.
    Etler masaya geldi afiyetle lüplettik gayet lezzetliydi. Ayrıca kemik yığını falan da değildi. Elbette bir miktar kemik olacak kuzu bu, önceki yorumlarda geçen ”yığın” kelimesi kime ve hangi ölçüye göre seçilmiş bilemiyorum. Etler belki biraz daha pişebilirdi ama mekanda bulunan herkes garsonlara çok beklediklerinden kaynaklı şikayetlerini dile getiriyordu bunu da ona yordum. Sonuçta çiğ ya da bıngıl bıngıl yağlı bi et değildi. Gayet lezzetliydi. Yemeğimizin ardından semaver çayımızı da içtik. Çayda gayet güzeldi. Şaban Usta bi ara bizimde oturduğumuz yere (sonradan ilave alt kapalı alan) gelip beklettikleri için her masadan tek tek özür diledi. Ben hesabımı 25 masaya göre yapıp kendimi ona göre ayarladım ama inanın neredeyse 75 masa geldi kimisini etin durumuna göre ağırlamaya çalıştım kimisini geri göndermek zorunda kaldım dedi. Hesap konusuna gelince 2 kg et, 3 şalgam, 1 cola ve 2 suya 137 TL ödedim. Etin kilosu 70 TL ise buyrun hesap burada. Arkadaşlar bu mekanda adamlar kuzu çeviriyorlar, kokusuz kuzu icat oldu mu bilmiyorum ama ben çevrilen kuzuların haricinde bi kokuya rastlamadım. Yemekten sonra ellerimi de yıkadım lavobo temizdi. Sonuçta bu işletme gecekonduda işletilecek kadar amatör, garsonlar belki ilkokul mezunu zaten hepi topu 2 garson. Gidip bekletilmiş, beğenmemiş olabilirsiniz, ağız tadınıza, midenize hitap etmemiş olabilir, hangi konuda memnuniyetsizlik varsa onu söyleyin de insanlar bilsin ona göre karar versin. dürüstlüğün gerekliliğidir bu. Her mekan için geçerli bunlar. Böcekli pul biberler, ağır koku, pislik içindeki lavabolar… Yok arkadaş böyle şeyler. İsmini markasını tescil ettirmiş adam, kim içeri girmek isterse buyur bak diyen adam bunlara mahal verir mi ? Şikayet, memnuniyetsizlik ayrı olay, karalamak ekmeğiyle oynamak ayrı olaydır. Yakışmaz.
    Sonuç olarak biz masadan ailecek memnun kalktık bir daha yolum ne zaman düşer bilmem ama oraya gitmeye devam edeceğim. Saygılar.

  25. halil:

    12 temmuz 2014 tarihinde iftar için gittik buraya. mekan temiz ve şaşaadan uzaktı hoşuma giden bir durum oldu bu. 7 kişi gittik 2.5 kilo et söyledik -öncesinde arayıp rezervasyon yaptırıldı tabi ki- iftar vakti çorbalar hemen ardından da etlerimiz geldi. eti ağzıma attığımda buraya gelmekle iyi etmişim dedim açıkçası, çok lezzetliydi. 7 erkek 2.5 kilo eti yedik sofrada ben aç kaldım diyen kimse kalmadı. daha sonrasında tatlımız ve semaverimizde çayımızla akşamı noktaladık. başka bir arkadaş grubuyla tekrar gitmeyi düşünüyorum. şöyle bir fiyat verdik 2.5 kilo et 167 TL 7 çorba 28 tl 7 kutu kola 14 tl 2 su 6 tl 3 tatlı 12 tl,toplam 227 tl. kredi kartı bulunmuyor aklınızda olsun

  26. Mehmet:

    Dün gittim bu mekana. Benim için tam bir hayal kırıklığı oldu. Et sertti, çiğneyip duruyorsun. Bunu dile getirdiğimde ustanın verdiği tepki “Bu seferki kuzu Toroslardan geldi, evet sert ama lezzetli” şeklindeydi, Bir kere daha dumur oldum zira lezzetli olup olmadığına ben karar veriririm, ayrıca etin o sertliğini ortadan kaldırmak senin görevin, ben sana bunun için de para ödüyorum. Hem ilk kez kuzu eti yemiyoruz, sert olmadığını da biliriz. Etin kuzu değil koyun (özellikle de dişi) olmasından ve çabuk pişsin diye yüksek ateş kullanılmasından şüphelendim, nitekim çıkışta ocağa girdim, sırıktaki kuzuya benzemeyecek kadar büyüktü, ateş de kuvvetliydi.
    Yukarıdaki diğer yorumları da okudum, ulaştığım sonuç şu: Sonbahar ve kış ayları bildiğim kadarıyla kuzu ayları değil, kuzular ilkbaharda doğuyor. Yani bu mekana gidilecekse ilkbahar ve yaz civarı gidilmeli ki yenecek et kuzu eti olsun, yoksa kuzu diye koyun eti yenme ihtimali var.

  27. ahmet:

    çok güzeldi fakat mezeye pilav ve ezme eklerse daha iyi olur

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pubcon 2014