20 Ağustos 2010

BURSA PARK İSKENDER – ANKARA

 Bursa’da doğmuş olmam ve çocukluğumda hemen her  Pazar geleneksel aile yemeğinde yenen İskender’lerin etkisinden olsa gerek , İskender’in bende özel bir yeri vardır. Yakın zamanda yazdığım Bursa yazılarımda bahsi geçen İskender kebaplar hafızamı tazelememe neden olmuştu. Ankara’da da havaalanı yolu üstünde olan Bursa Park İskender hep gördüğüm ancak bir türlü gidemediğim yerlerden biriydi. Bir öğle vakti gidelim dedik.
Restoranın yola bakan tarafı yerden tavana cam olduğu için günışığını  iyi alıyor , hem aydınlık , hem ferah. Masalar beyaz örtülerle kaplı. Tabak , çatal , bıçak temiz. Her gittiğim yerde ilk baktığım bardakların yıpranmış olup olmadığıdır. Bulaşık makinesine gire çıka bardaklarda bir süre sonra  karlı bir görüntü oluşur , çiziklerden içi görünmez hal alır. Hiç sevmediğim durumdur. Burada bardaklar yeni gibi , gıcır gıcır. Ancak restoranın içinde yerleşmiş hafif bir et kokusu var , bu hoş değil.
Az sonra 1 porsiyon İskender masamda. Görüntüsü itibarıyla güzel. Üstüne sos ve tereyağı takviyesi de aldık. 

Bu resmi özellikle yayınlıyorum. Yakın çekimde tereyağının buharından dolayı puslu bir görüntü yakaladım. Olayı daha iyi hissetmeniz için sadece 🙂 Sualtı kameram olsaydı sizin için içeriden de bir poz alırdım 🙂 

Görüntüler gerçekten can alıcı. Gelelim lezzete , o nasıl acaba? Tabak masaya gelip tereyağı dökülme aşamasında sıcak tereyağından gelen o eşsiz rayihayı alamadım. Oysa etrafımdaki 5 metre yarıçaplı alan kokudan kırılmalıydı. Aynı şeyi eti için de söyleyebilirim. Domates sosu güzeldi ancak diğer 2 malzemenin zayıf tadını kurtaramadı. Bence İskender’de en önemli malzeme tereyağı. İyi ve kaliteli bir tereyağı diğer malzemelerin ayıplarını kapatabilir. Ama burada bu tadı alamadık.
Bursa’da yenen İskender gerçekten çok farklı. Diğer şehirlerde İskender diye sunulan çoğu İskender eti ve tereyağı dolayısıyla lezzet olarak yanına bile yaklaşamıyor. Bursa Park İskender orijinal lezzete yaklaşmış ama has İskender statüsünde değerlendirilecek kadar yaklaşamamış. Bunun haricinde menüde ızgara çeşitleri ve tatlı olarak künefe mevcut. 1 porsiyon İskender 12 TL.
Bursa Park İskender
İrfan Baştuğ Caddesi No:85
Altınpark karşısı
Subayevleri  Ankara
Telefon : 312 – 318 62 63
              312 – 317 71 70
Share Button

BURSA PARK İSKENDER – ANKARA için 14 yorum:

  1. en beğendiğiniz iskender Ankarada nerde yapılıyor?

  2. Bence en iyisi Ayranci Paris caddesindeki Meshur İskender.

  3. Evet meşhur İskender çok iyidir! 🙂
    Ama bu da harika görünüyo!

  4. evet bu harika görünüyor ama!! Ama'sı var işte!!

  5. evet bu harika görünüyor ama!! Ama'sı var işte!!

  6. coco:

    sitenize daha yeni geldim, bakma imkanom henüz olmadı, ancak iskender deyince Uludağ'ı nasıl atladınız yahu!

  7. Sevgili Coco,
    Uludağ'ı yazmaz olur muyum hiç? Yazdım tabi ki ama sen gözden kaçırmışsın. Haftaya kurtarma sözlüsü var,iyi çalış 🙂

  8. Anonymous:

    dün akşam fiyatlarının çok yüksek olmaması ve lezzetli bir iskender yapıldığını düşündüğüm için ailemle birlikte iftar yapmak için yer ayırttım.gittik oturduk masada salata iftariyelik adı altında birkaç hurma birkaç zeytin ve simitçilerde satılan pınar beyaz peynir şu en ufak olanlardan.aslında buraya kadar herşey normal ama hesap gelince işler biraz karıştı.toplamda 7 kişi için tam 206 lıra hesap çıkartılmıştı.sorduk masaya fikrimizin alınma gereği bile duyulmadan koyulan iftariyelik! ve salata adı altında ölmüş soğan ve domates karışımı ücrete tabiiymiş.tamam bende bedava ver demiyorum kardeşim ama bana bir sor değil mi belki istemeyeceğim getir masaya koy sonrada ben masaya koydum yeseydin mantığı kur.kısacası berbat bir işletme ve adisyonu anlamak için bir doktora bir master bir de yüksek lisans yapmanız lazım çünkü canı sıkıldıkça adisyon karalayan bir müessese.tavsiye girip yemek yemeyindemiyorum ayak bile basmayın neme lazım o da paralıdır niye bastın ücrete tabii diye üste çıkarlar

  9. sitenize bayıldım izlemedeyim

  10. teşekkür ederim.her zaman beklerim 🙂

  11. Anonymous:

    Merhaba, sitenizi uzun süredir severek takip ediyorum.

    Benim de size iki tane mekan önerim olacak 🙂

    Öncelikle konu İskender’den açılmışken Sıhhiye’de bulunan Yeşil Nalın’ın İskender’ini ve özellikle o mükemmel Kadayıf’ını denemenizi tavsiye ederim. Pişman olmayacaksınız, eminim 🙂

    Ayrıca Mithatpaşa Caddesi’nde bulunan Tarihi Mutfak Lokantası’nda Beyti yemenizi şiddetle tavsiye ederim. Blogunuzu takip ediyor olacağım, umarım bahsettiğim mekanları ziyaret edersiniz 🙂

    • oburcan:

      Anonymous,
      siteme ilgin ve takibin için teşekkür ederim. 2 mekanı da not aldım. En kısa zamanda gideceğim. Başka tavsiyelerin olursa da beklerim.
      Selamlar
      Oburcan

  12. şakir-can:

    iskender-iskender-iskender… ya da nâm-ı diğer: bursa kebabı
    tam kıvamında pişmiş döneriyle, bu dönerin kokusunun ve yağının sinerek yumuşattığı altındaki pide ekmeğiyle, üzerine ilave edilen sos ve elbette eritilmiş tereyağıyla, ayrıca yanındaki yoğurdu da katarsak lezzetin tavan yaptığı en uyumlusundan bir karışımın mükemmel sunumu
    adeta anadolu mutfağının zirvesinden bir tat
    evdeki delikanlının tam bir iskender hastası olması nedeniyle belki de ailecek dışarıda yediğimiz yemeklerin yarısında iskender yemişizdir (ve yemeye de devam ediyoruzdur)… şahsen benim de hiç bir itirazım yok; dediğim gibi, güzel yapılanı tarifsiz bir lezzet, sıradan olanı da rahatlıkla mideye iniyor
    izin verirseniz (bu tabiri ne diye kullanıyorum bilmiyorum, sonuçta izin verseniz de vermeseniz de yazıyorum işte :-)) bu taze iskender mesajları münasebetiyle kendi iskender serencamemi paylaşayım hatırlayabilidiğim kadarıyla:
    -sizleri önce çoooook eskilere götüreceğim; yıl 1997, henüz Ankara’da çok yeniyim ve değerli bir misafirim var… o şehri benden çok daha iyi tanıyor olacak ki akşam yemeği seçeneği olarak sıhhiye denizcilerdeki uludağ kebapçısından başka alternatif kabul etmedi… güzel bir iskender yedik… akabinde dostum sordu ‘nasıldı’ diye, “müsaade et de, yıllardır sadece ve sadece aynı kebabı yapıp satan bir müessese bunu iyi yapsın” diye cevap verdiğimi hatırlıyorum… bana göre bu fiyata ve sadece tek menüsü olan bir restoranda sunulan lezzet yiyenin kafasını tavana vurdurmalı çünkü… gel zaman git zaman öğrendim ki bu yeşil levhalı uludağ kebapçısının zaten bu işin esas piri olarak cemal & cemil ustaların uludağ’ı ile bir ilgisi de yokmuş; onların yakın zamanda Ankara’da açtıkları yer bahçelivlerdeki buz paten pistinin yanında imiş… sonuçta ben sonrasında değişik vesilelerle denizcilerdeki uludağ kebapçısına – biri ramazanda olmak üzere – üç-beş daha gittim, hepsinde de lezzet ve sunum yerinde idi; ama her defasında ödenen hesap da bütçeyi az zorlamadı hani
    -HD iskender: birçok avm’de karşımıza çıkan bu zincirin ankamall şubesinde, ankamall’ın henüz migros avm olduğu yıllarda gitmiştik bir ramazanda… aslında güzeldi, ama bizleri avm ziyaretlerinde ısrarla bir daha HD’ye götürecek kadar da değildi hani; nitekim gitmedik de (ne yapalım, o kadar çok alternatif var ki bu avm’lerin yemek katında…)
    -avm’lerden bahis açmışken en taze iskender operasyonlarımızdan birisini de cepa’daki bursa a’la iskender’e yapmıştık… sonuç tam bir hayal kırıklığı idi ne yazık ki… yani kötüydü diyemeyeceğim ama mekanın adı iskender olunca beklenti de artıyor doğal olarak; hayallerin kırık olması bundan…
    -başka bir avm başarısızlığını kazım karabekir’de hep dikkatimi çekegelmiş tavacı fettah ustanın antares şubesinde yaşadık… o gün için özel bir indirim vardı avm’nin tüm panolarında ve denemeye karar verdik… net bir şekilde söyleyebilirim: herhangi bir yerde yediğim en lezzetsiz iskender idi, hem de açık ara… artık ‘ucuz etin yahnisi (pardon iskenderi) yenmez’ mi demek lazım buna ne ???
    -ama aynı avm’deki hemen karşı dükkanda, yani kukla kebapta ise aksine, tam bir ziyafet yaşadık sonraki bir zaman diliminde… burada iskenderin adı da mekanın adı ile eşdeğer, yani ‘kukla kebap’… biz yemek yerken çocukları da kukla gösterisiyle eğlendirmeleri ayrı bir güzellik… bunların cebecideki web sitelerinde ‘baba ocağı’ (1958) diye adlandırdıkları esas merkezleri ile balgat’taki şubelerini de test etmek istiyorum açıkçası ama bir türlü fırsatım olamadı… oburcan; sanki sen de henüz yazmamışsın kukla’yı ?
    -şimdi diyeceksiniz ki, konu havaalanı yolundaki bursa park iskender ama bundan hiç bahis yok… sıra buraya geldi: evet test edilmiş ve ne yazık ki onaylanamamıştır…. kötü değil, hatta iyi bile sayılabilir, ama yukarıda da söz ettiğim gibi adı iskender olan bir yerde aradığım özel lezzet kesinlikle yok; son derece sıradan ve özel olarak gidilesi bir yer değil yani…
    -1 yıl kadar önce etlik kasalar kavşağından sağa döndüğünüzde 200 m kadar ileride sağda açılan ‘osmanlı iskender’ ise benim güncel favorim… fiyat/lezzet endeksi yönünden çok tatmin edici… mekanın tefrişatı da başarılı ve şef garsonlar müşteriyi memnun etmek için ellerinden geleni yapıyor… ardından yiyebileceğiniz kemalpaşa tatlısı da çok başarılı… pideli köfteleri için ise aynı başarıyı sergilediklerini şimdilik söyleyemeceğim…
    sonuç olarak, ankara’daki iskender deneyimlerim arasından en çok tatmin olduklarım kukla ve osmanlı… uludağ’ı da saymak mümkün belki ama şahsen yemeği yedikten sonra fatura ödemesi sırasında da kazanılmış midevi hazdan ödün vermeden hayatınıza devam edilebilen alternatifleri tercih ediyorum…
    son olarak, yolu sık sık bizim memlekete, yani kayseri’ye düşen sevgili oburcan’a bir öneri de bu şehirden: ‘elmacıoğlu iskender’; orjinal yerleri direkt şehir merkezinde millet caddesi başlangıcında, 10 yıl kadar önce bir de nato caddesinde büyük ve gösterişli bir mekan açtılar
    bu uzuuuun yazıyı buraya kadar okuma zahmetine katlanan tüm oburcan takipçilerine sabırları için ayrıca teşekkür ederek selamlar, sevgiler

    • oburcan:

      Şakir-can,
      zaman ayırıp bu uzuuun yorumu yazdığın için çok teşekkür ederim. Değerlendirmelerinin tamamına katılıyorum. Osmanlı İSkender’i bilmiyorum ama acil gidilecekler listeme kaydettim. Yeri gelmişken Ankara’da gerçek İskender mekanını ben sana söyleyeyim. Bahçelievler’de Belpa buz pateni sarayının alt tarafında Uludağ kebapçısı Cemal Cemil usta açıldı, gerçek İskender odur. Gerisi arkadan gelir.
      Elmacıoğlu’nu da iyi bilirim, oldukça yemek yemişliğim vardır. Teşekkürler

      Selamlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pubcon 2014