06 Haziran 2009

MÜZE ÇAY BAHÇESİ – TRABZON

Bu hafta Trabzon’dayız. Trabzon denince akla hemen balık ve Akçaabat köfte gelir , biliyorum ama sabırlı olun,onlara da sıra gelecek. Önce kahvaltıdan başlamak istedim.

Efendim Tranzon’un yeni yapılan sahil yolundan değil de , şimdi iç tarafta kalan önceki sahil yolundan devam ederken bordo mavi renkli horon tepen 2 figür gördüğünüz kavşaktan yukarı doğru bakarsanız tarihi Ayasofya müzesinin heybetli görüntüsü karşınıza gelir. Müzeyi de gez Oburcan diyebilirsiniz ama saat sabah 9 ve çok açım,önce karnımızı doyuralım. Kavşaktan yukarı döndünüz , kıvrılarak yukarı çıkan yolda 100 metre ileride sağda müzenin tabelalarını görürsünüz , işte geldiniz.
Burayı görünce insanın burası Türkiye’mi , ben neredeyim diyesi geliyor çünkü Ayasofya müzesi inanılmaz bir yer. 11 yüzyılda yapılmış eski bir Bizans kilisesiymiş ve içi de görülmeye değer.
Müzenin arka kapısından girdik , arka taraf çay bahçesi haline getirilmiş. Yaz ayları için ideal ancak 1 sorun var,kapalı alanı yok,kışın kapalı.

Manzarası da çok etkileyici , arka taraftan göz alabildiğine denizi görüyorsunuz. Benim gibi denize hasret bir Ankara’lı için bunun ne anlama geldiğini ifade edemem.
Masamıza oturduk,kahvaltımızı söyledik. Etrafta turistlerin ağırlığı farkedilmeyecek gibi değil. Bizim millet ya daha uyanamamış ya da burayı keşfedememiş,yazık!!!
Kahvaltımız geldi,yöresel ekmek buranın olmazsa olmazı,Vakfıkebir ekmeği.Yanında yöresel beyaz ve kaşar peynir,bal(müthiş lezzetli,bunu sakın ıskalamayın),reçel,zeytin vs. Yanında Rize çayı. Karadeniz’de çay servisinde süzgeç kullanmazlar,bardağınızın üstünde çay taneleri yüzer,dibinde de gemi batığı gibi çay tanesi vardır. Buralardan olmayanlar bundan pek hoşlanmaz,siz de hoşlanmazsanız baştan süzgeç kullanmalarını söylemeniz gerek.
Peynir,zeytinden sonra bu yörenin geleneksel yemeği,meşhur kuymak geldi. Burada biraz durup bunu anlatmak istiyorum çünkü bu lezzet adından bahsedilip geçilecek gibi değil.
Karadeniz mutfağı dendiğinde akla ilk gelen lezzetler kuymak ve kaygana’dır. Kaygana’yı yarın anlatacağım. Kuymak kısaca tereyağı,mısır unu,az su ve Trabzon’un kendine has peyniri olan eritme peynirin bir karışımıdır. Günün her saatinde yenebilir ama bence en yakışanı kahvaltıdır.
Bakır kapta servis edilir ve çatal kullanmadan,ekmeği bandıra bandıra yenir. Eritme peynirden dolayı uzayıp durur,biraz zor kopar ama birkaç denemeden sonra alışırsınız. Buraya gelip bu lezzeti tatmadan sakın ola ki dönmeyin,sakın!!!
Sonuçta,2 kişilik kahvaltı,kuymak,2 büyük,2 küçük çayla birlikte fazlasıyla doyduk. Hesabımız 15,5 TL. Nasıl yani demeyin,buralar böyle. Yanında aldığınız temiz hava,manzara,keyif ve huzur bedava!!
Dedim ya kötü tarafı burası yazlık bir mekan,kapalı alanı yok. O zaman ne yapmalı,havalar iyiyken tadını çıkarmalı.
Müze Çay Bahçesi
Ayasofya Mah.
Ayasofya Müzesi Yanı
Trabzon
Telefon : 462 – 230 40 82
Share Button

MÜZE ÇAY BAHÇESİ – TRABZON için 5 yorum:

  1. Harikaymış.
    Resimler mükemmeldi………..

  2. Ozan:

    Ankara’lı olan fakat Trabzon da okuyan bir üniversite öğrencisi olarak Ayasofya Müzesi’nde kahvaltı gerçekten tavsiyedir. Ayrıca geçen kış kabin tarzı içlerinde ufo yanan kalın naylon ile çevrili bölümler yapmışlardı. Kışın da gönül rahatlığıyla gidilebilir:)

  3. Şakir-can:

    BİR KARADENİZ GEZİSİNİN GASTRONOMİK DURAKLARI – 3
    Trabzon’a düşündüğümüzden oldukça geç ulaştık. Üstüne bir de kaldığımız pansiyondan haz etmeme gibi bir sorunsal daha eklendi. Gecelik dinlenceden sonra doğrudan check-out ile ayrılıp kahvaltı için ciddi ümit vaat eden bu Oburcan durağına doğru hareket ettik.
    Sonuç: 10 numara!
    Servis yine çok hızlı. Üstelik siparişler arasında menemen, kaygana ve kuymak (mıhlama) da var. Süper ferah, rüzgarlı, manzaralı; açıkçası insanın içini açan bir mekân. Kaygana süper bir şey, kuymak önceki tecrübelerime göre sıradan sayılabilir, menemenin ise çocukların kapışmasından tadına bile bakamadım. Kahvaltı tabağında gelen malzemenin de öyle ciddi iz bırakıcı bir özelliği yok gerçi ama bazı yerler vardır, yemeğin lezzeti belli bir vasatı aşıyorsa ortam güzelliği sizi tekrar tekrar oraya çekecektir. Burası da öyle; tekrar yolum düşerse tekrar gelirim.
    Kahvaltı zevki, Ayasofya müze gezisi ve etraf hediyelik eşya dükkanları derken çok oyalandık. Daha yapacak çok iş var, bugünün hedefi Zigana tırmanışı ve Zigana yöresi yaylaları.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pubcon 2014